Türkçe, Türk Dili & Türk Edebiyatı ders notları, Anlatımda Bakış Açısı

Türk Edebiyatı ders notları, Anlatımda Bakış Açısı:

  ANLATICI
      ANLATICILARIN BAKIŞ AÇISI
Kahraman  Anlatıcı
Kahraman Bakış Açılı Anlatıcı
Müşahit Anlatıcı
Gözlemci Bakış Açılı
Hâkim  Anlatıcı 
Tanrısal / İlahi / Hakim bakış açılı anlatıcı
Çoğulcu Anlatıcı
Çoğulcu Bakış Açısı Anlatıcısı

Anlatıcı: Anlatıcı, anlatmaya bağlı metinlerde olan her şeyi okuyucu veya dinleyicilere anlatan kişi olarak tanımlanabilir.
Bakış Açısı: Bakış açısı, herhangi bir varlık, nesne, olay ve insan karşısında, sahip olunan dünya görüşü, hayat tecrübesi, kültür, yaş, meslek, cinsiyet, ruh hali ve yere göre takındığımız algılama, idrak etme ve yargılama tavrına denmektedir.
Bakış açısı
Bakış açısı

  • 1- Kahraman Bakış Açısı : (Anlatıcı = Kahraman Anlatıcı) Kahram bakış açısında, hikaye veya romanlardaki olaylar, eserdeki kahramanlardan bir tanesinin bakış açısıyla anlatılıyorsa birinci kişi (ben-biz) ağzından anlatım söz konusudur.
  • Kahraman bakış açısını kullanan anlatıcının ve kahraman bakış açılı anlatımın tercih edildiği eserlerde okuyucu, hatta eleştirmen, ciddi bir araştırmaya gerek duymadan eserdeki ben anlatıcı ile yazarı özdeşleştirmeye niyetlenir.
  • Kahraman bakış açısı ve kahraman bakış açılı anlatıcı özellikleri:
  • Anlatıcı eserin kahramanlarından biridir.
  • Birinci tekil şahıs ağzıyla konuşur, “ben” kavramı ön plandadır ve fiiller genellikle 1.tekil kişiyle çekimlenir.
  • Olayları kendi bakış açısından anlatır.
  • Anlatılanlar; kahramanın duydukları, gördükleri ve bildikleri ile sınırlıdır.
  • Kahraman bakış açılı anlatıcı, aynı zamanda olaylar süregeliminin tüm yükünü üstlenen asıl kahraman olabileceği gibi, daha da geri planda yer almış kahramanlardan biri de olabilmektedir.
  • Kendisinin dışındaki kahramanlar ile ilgili bilgisi sınırlıdır. Kendi dışındakilerin geçmişini ve düşüncelerini bilemez.


Kahraman bakış açısına örnek metin: ”Babam her sabah biz uyanmadan, karanlıkta kalkıyor, hiç bir şey yemeden ekmeğini alıp yola çıkıyordu. Akşam hava kararırken yalıdan dönen toplayıcılarla oda dönerdi. Her gün altı liraya kadar gündelik alıyordu galiba. O parayla köyün bakkalından yiyecek öteberi alırdık.

Orhan Kemal  üç romanını kahraman anlatıcı bakış açısı ve kahraman anlatıcı kullanarak yazmıştır: Baba Evi, Avare Yıllar, Arkadaş Islıkları
Halide Edip Adıvar – Handan
Reşat Nuri Güntekin  – Çalıkuşu
Orhan Pamuk – Benim Adım Kırmızı
Peyami Safa – Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

 

  • 2- Gözlemci Bakış Açısı :  (Anlatıcı = Müşahit Anlatıcı) Gözlemci kişinin (o) bakış açısıyla yapılan anlatımda anlatıcı, gördüklerini anlatan bir şahit konumundadır. Bu yöntemde anlatıcı, öykü kahramanından daha az şey bilmektedir. Anlatıcı, hikayedeki kişilerin aklından geçenleri ve düşüncelerini bilmez, nesnel bir tavır takınır. Olan bitenler okuyucuya kamera sessizliğiyle aktarılır.
  • Gözlemci anlatım, daha çok hikâyelerde kullanılan anlatımdır. Çoğulcu bakış açısının kullanıldığı romanlarda da kullanıldığı olabilir.
  • Gözlemci bakış açısının ve müşahit anlatıcının özellikleri:
  • Anlatıcı, anlattığı olayların içinde değildir. Yazar, gözlemci (Müşahit) konumunda bulunmaktadır.
  • Olayları objektif ve tarafsız bir şekilde aktarır. Gözlemlerini neredeyse bir kamera tarafsızlığı ile okuyucuya aktarır.
  • Sadece gözlemlediklerini anlatabilir.
  • Olaylar dışarıdan görüldüğü gibi nesnel bir biçimde aktarılmaktadır.
  • Yazarın bildikleri, kahramanın bildiklerinden daha azdır.
  • Anlatıcının bilme, görme, duyma yetenekleri geçmiş ve geleceğe uzanmadığı gibi, kahramanların ruh hallerine de bilemez. Kişilerin duygu ve düşünceleri eylemlerinden çıkartılır.
  • Olaylar çoğunlukla birinci tekil kişi ağzından anlatılır. Ancak üçüncü tekil kişi ağzından anlatım da yapılabilir.


Gözlemci bakış açısına örnek metin: ”Erkekler düğün evindeki bir odaya tıkılmışlardı. Kapıdan başka hiç bir yerden ışık almayan , toprak tabanlı odanın kenarında alçak bir sekinin üstünde şehirden getirdiği iki misafiriyle hancı Yakup Ağa oturmuştu. Düğün sahibi güveyinin büyük kardeşi – dört yana koşup ortalığı idare, misafirlere ikram ediyor, kapıya yakın bir yerde panikleyip duran ihtiyar bir aşığa :” Ne duruyorsun çalsana ! ” diye sesleniyordu. Yirmi beş otuz kişi küçük odanın kenarlarına sıkışıp oturmuşlar ve ortada ancak bir buçuk adım eninde ve boyunda bir yer : açık bırakmışlardı.

  • 3- Tanrısal / İlahi / Hakim Bakış Açısı :  (Anlatıcı = Hakim Anlatıcı) Hakim, ilahi ya da tanrısal bakış açısına haiz anlatımlarda, anlatıcı hikayelerde herşeyi bilmekte, zaman ve mekan engeli tanımadan herşeyi görmektedir. Hakim bakış açısı olan anlatıcı, hikayelerde kahramanların duygu durumlarını, düşündüklerini bilir. Okura anlattığı yerin özelliklerine ayrıntılı bir şekilde hakimdir.
  • İlahi anlatım, üçüncü tekil kişi “o” ile yapılmaktadır.
  • İlahi, Tanrısal, Hakim bakış açısı ile eserler veren edebiyatçılarımıza örnek olarak; Orhan Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Halit Ziya, Namık Kemal, Sabahattin Ali, Sami Paşazade Sezai verilebilir.
  • Anlatıcı, öyküde anlatılanların tamamını bilen bir varlıktır. Kahramanların gizli konuşmalarını, kafalarından ve gönüllerinden geçeni anlatır. Zaman zaman kendi yorumlarını ekleyebilir, açıklamalarda ve yargılarda bulunabilir. Öyküyü kimi zaman hızlandırma, kimi zaman da yavaşlatma olanağı vardır. Bu durumda anlatıcı, kahramanlardan daha fazlasını bilir. Olaylara geniş bir açıdan bakar. Gören durumundadır. Üçüncü tekil şahıs ağzıyla konuşur. Yazarın dilini kullanır ve bu sebeple ona “yazar-anlatıcı” da denir.
  • İlahi, tanrısal, hakim bakış açısı, hakim anlatıcı ve hakim anlatım özellikleri:
  • İlahi anlatımda, anlatıcı olayların içerisinde bulunmaktadır.
  • Bu anlatım, her şeyi bilen bir anlatıcının bakış açısıdır.
  • Anlatıcı kişilerin ne düşündüklerini, geçmişte yaşadıklarını tüm ayrıntılarıyla bilmektedir. Hakim bakış açılı anlatımda, anlatıcı; olayları anlatır, istediği yerleri özetler.
  • Anlatıcı, kahramanlardan daha fazlasını bilir.


Tanrısal, ilahi ve hakim bakış açısına örnek metin: ”Sermet Bey, bir hafta sıbra kalabalık ailesiyle köşke taşındı. Halis bir zevk ehliydi. Her gece çalgı, çağanak, yemek, içmek, keyif, sofa gırla giderdi. Daima kadın akrabalarından kadın erkek 4-5 misafiri bulunuyordu. Sermet Türkiyeliydi fakat Avrupalıların “gündüz cefa gece sefa ” düsturumu kabul etmişti. Çocukları mektebe giderdi. Kızlarını büyük ticarethanelere katip diye yetiştirmişti.

Orhan Kemal ’in yaklaşık 21 romanı hâkim anlatıcı, tansıral anlatıcı ve ilahi anlatıcı bakış açısı kullanılarak yazılmıştır:
  • Orhan Kemal’in Tanrısal, İlahi, hakim bakış açısıyla yazdığı romanları şunlardır;
  • Cemile,
  • Dünya Evi,
  • Vukuat Var,
  • Hanımın Çiftliği,
  • Kaçak,
  • Bereketli Topraklar Üzerinde,
  • Gurbet Kuşları,
  • Eskici Dükkânı,
  • Kanlı Topraklar,
  • Suçlu,
  • Sokaklardan Bir Kız,
  • Sokakların Çocuğu,
  • Devlet Kuşu,
  • Bir Filiz Vardı,
  • Murtaza,
  • El Kızı,
  • Yalancı Dünya,
  • Evlerden Biri,
  • Kötü Yol,
  • Müfettişler Müfettişi,
  • Üç Kâğıtçı.
 
Ahmet Mithat Efendi tüm romanlarını hakim anlatıcı, tanrısal anlatıcı ve ilahi anlatıcı bakış açısını kullanarak yazmıştır:
  • Ahmet Mithat Efendinin hakim, tanrısal, ilahi bakış açısıyla yazdığı romanları;
  • 1873 – Hasan Mellah  ,
  • 1873 – Hüseyin Fellah ,
  • 1873 – Dünyaya İkinci Geliş yahut İstanbul’da Neler Olmuş,
  • 1875 – Yeryüzünde Bir Melek ,
  • 1875 – Felatun Bey’le Rakım Efendi ,
  • 1875 – Karı Koca Masalı ,
  • 1876 – Paris’te Bir Türk ,
  • 1877 – Süleyman Musuli ,
  • 1881 – Karnaval ,
  • 1881 – Henüz On Yedi Yaşında ,
  • 1881 – Amiral Bing ,
  • 1882 – Vah  ,
  • 1882 – Dürdane Hanım ,
  • 1882 – Acaib-i Âlem (fenni roman) ,
  • 1884 – Cellat , 1888 – Haydut Montari ,
  • 1888 – Demir Bey yahut İnkişaf-ı Esrar ,
  • 1889 – Gürcü Kızı yahut İntikam ,
  • 1889 – Nedamet mi? Heyhat ,
  • 1891 – Müşahedat (romanın romanı) ,
  • 1892 – Hayal ve Hakikat ,
  • 1895 – Taaffüf (Fatma Aliye ile) ,
  • 1896 – Gönüllü ,
  • 1898 – Amerika Doktorları (fenni roman) ,
  • 1910 – Jön Türk 
Halit Ziya Uşaklıgil -   Halit Ziya Uşaklıgil ‘in hakim anlatıcı, tanrısal anlatıcı ve ilahi anlatıcı bakış açısını kullanaraky yazdığı romanlara örnek; Aşk-ı  Memnu , Mai ve Siyah
Namık  Kemal - Namık Kemal’in hakim anlatıcı, tanrısal anlatıcı ve ilahi anlatıcı bakış açısını kullanarak yazdığı romanına örnek olarak; İntibah
Sabahattin Ali - Sebahattin Ali’nin hakim anlatıcı, tanrısal anlatıcı ve ilahi anlatıcı bakış açısını kullanarak yazmış olduğu romana örnek olarak; Kuyucaklı Yusuf
Sami Paşazade Sezai - Sami Paşazade Sezai’nin hakim anlatıcı, tanrısal anlatıcı ve ilahi anlatıcı bakış açısını kullanarak kaleme aldığı eseri; Sergüzeşt ‘tir.
  • 4- Çoğulcu Bakış Açısı :   (Anlatıcı = Çoğulcu Anlatıcı) Çoğulcu Bakış Açısı, bir eserde üst bölümde yer verilen diğer 3 bakış açılasından ikisini ya da daha fazlasının kullanılmasıdır. Çoğulcu ya da karma anlatıcı dediğimiz biçimle olaylar okuyucuya daha inandırıcı biçimde sunulur.
  • Çoğulcu bakış açısına sahip anlatımda, okuyucu anlatılanları tek bir anlatıcının ağzından değil farklı anlatıcılardan dinlemiş olmaktadır.
 
Çoğulcu bakış açısına örnek metin:  ”Sokaktaki ölümden kaçmıştım. Şimdi evdeki ölüme dayanamıyorum. Yatağa uzandım, düşünmeye başladım: Neredeki ölüm daha iyi? Sokakta ölmek daha güzel; gene de evde ölmek istiyorum. Babamın ölümü gibi aceleye gelsin istemiyorum.”
 
Oğuz Atay – Tutunamayanlar, 
Oğuz Atay- Bir Bilim Adamının Romanı.

Soru sormak için giriş yapın veya Siteye kayıt olun

Memur Alımları, İlanlar, Haberler ve duyurular