Sınavlara hazırlık çalışma metodları

Ana menüdeki KPSS Genel>Çalışma metodları kısmındanda göz gezdirebilirsiniz.. DERS CALISMA ILE ILGILI YASANAN SORUNLAR Cok sayida ogrenci ders calisma ile ilgili yakinmalarini ve sorunlarini SIK SIK dile getirir. Bunlardan bir kismi ders calismaya baslamakta güclük cektiginden, bir kismi calismayi sürdüremediginden, bir kismi da çalistigi halde basarili olamadigindan sikayetçidir. Yaptigimiz arastirmalar ve ögrencilerle görüsmelerimiz sonucunda ders çalisma konusundaki sorunlarin baslica su nedenlerden kaynaklandigi ortaya çikiyor;
a. Ögrencilerin küçük yastan itibaren çalisma aliskanligi edinememis olmasi , b. Yanlis çalisma aliskanliklari, c. Temel bilgi eksikliginden dolayi dersleri anlayamama , d. Kendine güvensizlik, olumsuz duygu ve düsünceler, e. Ailevi sorunlar. Burada en yaygin neden olan “Yanlis Çalisma Aliskanliklari”ni ayrintilari ile ele almaya çalisacagiz. Yanlis çalisma aliskanliklari genellikle sunlardir: . Amaçsiz çalisma , . Plansiz ve programsiz çalisma , . Evin degisik yerlerinde çalisma, . Yatarak,uzanarak çalisma , . TV karsisinda yada müzikle çalisma , . Ezberleyerek ögrenmeye çalisma , . Kaynaklardan yararlanmama, . Derslerden korkma, anlayamadigi dersi birakma , . Derslerle ilgili ön yargilar, Sevgili ögrenciler,ders çalisma konusunda sorunlariniz varsa öncelikle yukarida siraladigimiz “yanlis çalisma aliskanliklari” ni inceleyip hangisinin ya da hangilerinin sizde olup olmadigini düsünün. Eger yanlis çalisma aliskanliklarina sahipseniz, ders çalisma konusundaki sorunlariniz, büyük ölçüde bundan kaynaklanmaktadir. Bu durumda ilk yapmaniz gereken asagida ele alacagimiz dogru verimli, ders çalisma konusundaki önerilerimizi dikkatle okumak ve eksiksiz uygulamaya çalismaktir. Önerilerimizi eksiksiz uygulamaya basladiktan bir süre sonra sorunlarin azalmaya basladigini da görecegiz. DOGRU ÇALISMA ALISKANLIKLARI 1.AMAÇ BELIRLEYIN “Amacini açik seçik belirlememis bir kisi, dümeni olmayan bir gemiye benzer. Gemi sürekli yol alir. Içindekiler çalistiklarini zanneder. Ancak geminin akibeti sansa ve kadere kalmistir. Böyle bir gemi kayalara çarparak parçalanacagi gibi hiç ilgisiz bir limana da gidebilir.” Basari için ögrencinin hayattan ne bekledigini amacinin ne oldugunu bilmesi gerekir. Basarili olmanin tek ve mutlak ölçüsü iyi bir üniversiteye girmek, herkesin gipta ettigi bir meslege sahip olmak degildir. Insan, yetenekli oldugu çok degisik alanlarda severek yapabilecegi çesitli islerde kendini ortaya koyabilmisse, yasamdan zevk alan birisi ise basarili olmus demektir. Hayatta en büyük amaç mutlu olmaktir. Her sey bunun ugrunda yapilmaktadir. Ancak herkesin mutlu olmak için kullandigi araçlar farklidir. Sizler, üniversite sinavlarina hazirlanirken sizi mutlu edecek, severek yapabileceginiz bir meslegi elde etmeye çalisiyordunuz. Çalismanizin yönünü belirlemek ve çalisma isteginizi sürekli tutmak için yapmaniz gereken en önemli sey sizi ilerde mutlu edecek yolu belirlemektir. Neye ulasmak için çalistiginizi bilmeniz gerekir. 2. PLANLI VE PROGRAMLI ÇALISIN Amacimiza ulasmak için hangi dersi ne kadar çalisacaginizi, ne zaman çalisabileceginizi, ne kadar gayret göstermeniz gerektigini bilmelisiniz. Zamani israf etmemek, en saglikli sekilde degerlendirmek için her etkinligi planlayarak yapmak gerekir. En kullanisli çalisma plani haftalik olanidir. Haftalik çalisma plani yaparken, her gün, hangi saatlerde hangi etkinligi yaptiginizi düsünerek her etkinlik için belli zamanlar ayirin. Dersi verimli çalisabilmeniz için yapmaniz gereken sey dersinizi engelleyecek etkenlerin en az oldugu saatleri çalismaya ayirmaktir. Bunu saptadiktan sonra çalismaniz gereken dersleri belirlediginiz saatlere dengeli olarak dagitmalisiniz. A ) Planli Çalismanin Yararlari a) Her Ise daha rahat zaman ayirmanizi ve yapmak istediklerinizi daha huzurlu yapmanizi saglar. b) Hangi dersi çalisacaginiza karar vermekten dolayi zaman kaybetmenizi, bir dersi birakip digerine geçmenizi önler. c) Her derse yeterince zaman ayirmanin ve çalismanin verdigi bir güven saglar. d) Günü gününe çalisma nedeniyle sinav öncesi çalisma süresini kisaltir, sinav panigini önler ve çalisma verimini yükseltir. e) Ögrenilecek konunun kisa bir zamana sikistirilmasi yerine uzun zamana yayilarak daha kalici ve etkili olmasini saglar. f) Ana-babaniz ile aranizda ders çalisma konusunda çikabilecek anlasmazliklari önler. g) Bilinçli plan yapmaniz, derse kendinizi daha kolay vermenizi saglar. B ) Plan Yaparken Nelere Dikkat Etmeniz Gerekir? a) Derslerin planini dengeli olarak yapin, belli derslere agirlik vererek, çalisilmasi gereken diger dersleri ihmal etmeniz, amaciniza ulasmanizi engeller. b) Günde kaç saat çalisilmasi gerektigi, ögrenciden ögrenciye degismektedir. Günlük çalisma süresi, ögrencinin çalisma kapasitesine, temel bilgisine, derslerdeki eksigine göre degisir. Bu güne kadar hiç çalisma aliskanligi edinmemis bir ögrenci, baslangiçta daha az bir çalisma ile baslayip, gittikçe artirabilir. Günlük ortalama çalisma süresi olarak 4-5 saat verilebilir. Bu ihtiyaca göre azalir ya da artabilir. c) Ara verilmeden yapilan uzun süreli çalisma da sik aralarla, uzun dinlenmeli olarak yapilan çalisma da verimsiz olur. En uygunu, 40-50 dakikalik çalisma sonunda 5-10 dakika bir ara vererek derse devam etmektir. Farkli özellikteki derslere geçerken verilen ara biraz daha uzun olabilir. d) Planinizda derslere vereceginiz çalisma sürelerini, ögreneceginiz dersin özelligine ve sizin o dersteki basari durumunuza göre ayarlamaniz gerekir.
e) Ayni tür çalisma gerektiren derslerin ard arda gelmesi yerine, degisik çalisma gerektiren derslerin ara arda getirmeye çalisin. Örnegin problem çözme gerektiren bir dersin arkasina okuma, anlatma, yazma gerektiren derslerin gelmesi uygun olur. f) Zor dersleri en rahat anlayabileceginiz saatlere yerlestirin. Verimli ders çakisma saatleri ögrenciden ögrenciye degismektedir. g) Tekrar için ayirdiginiz saatler, genellikle dersin sinifta ögrenildigi zaman yakin saatler olmalidir. Çünkü dersin isledigi gün tekrar edilmesi unutma düzeyini azaltir. Ögrenmeyi pekistirir. h) Ayrica derse gitmeden önce hazirlik yapilmasi da ögrenmeyi kolaylastirir dersi daha iyi izlemeye yardimci olur. i) Çalisma planinizda derslerinizi mümkün oldugumca günün ayni saatlerine yerlestirmeniz yarali olur. Böylece her gün o saatlerde derse kendinizi daha kolay verebilirsiniz. j) Yemeklerden hemen sonra çalismaya baslamayip yemekten yaklasik yarim saat sonra derse oturmaniz daha yararli olacaktir. k) Planinizda, televizyon, müzik, arkadaslik kitap okuma gibi etkinliklerde ders çalisma saatlerini birbirinden ayirarak bu etkinliklere de belli süreler vermeniz, çalisma saatlerinde akliniz diger etkinliklere takilmasini önleyecektir. Sunu da önemle belirtmek gerekir ki yeterince uykuya dinlenmeye rahatlatici keyif verici etkinliklere zaman ayirmadan çalismaya gereginden fazla zaman ayirmak bir süre sonra bikkinliga neden olabilir. Bu nedenle asil dikkat edilmesi gereken sey çalismaya çok fazla yer verip bunun bir bölümünü verimsiz geçirmek yerine, çalima sürelerini en verimli bir sekilde kullanma yollarini bilmektir.Bu durumda,çalisma için daha az süre yeterli olur. Ders çalismaya baslayabilme davranisi “karar vermeyi” gerektirir. Çalismaya baslamak için karar verebilmemiz ise ders çalismaya yönelik olarak bildiklerimiz ile inandiklarimiz arasindaki uyuma baglidir. Programli bir çalismanin temelinde yatan en önemli unsur zaman denetimidir. Bizler zamanimizi planlayarak gelecegimizi bugüne tasiriz. Aslinda her ögrenci için zaman aynidir. Her ögrenci için bir gün yirmidört saat bir hafta yedi gündür. Önemli olan bu zamani saptadigimiz hedefler ve öncelikler dogrultusunda kullanmamizdir. Hedeflerimizi belirleye bilmemiz için söyler bir liste yapabiliriz. Hayat Amaçlari 1yillik Amaçlar Bir Aylik Amaçlar Uzun vadeli Orta vadeli amaçlar Kisa vadeli On yil sonra neleri basarmak isterdiniz? Bir yil sonra neleri basarmak isterdiniz? Bir ay içinde neleri basarmayi isterdiniz? Gemi Insaati Mühendisi olmak isterdim Üniversiteden mezun olmak isterdim Sinavlarda basarili olmak isterdim Görüldügü gibi bu hedeflerin hepsi birbirine tamamlayan ve biri olmazsa digerinin de olmayacagi türdeki hedeflerdir. Belirlediginiz amaçlara ulasabilmemiz için günlük faaliyetlerimizi “öncelik sirasina” almamiz gerekir.   Bir gün içinde yapilabilecek faaliyetleri alt alta yazalim. . TV seyretmek. . Arkadaslarla bulusmak. . Ders çalismak. . Yemek. . Uyku. Simdi de her faaliyetin önem derecesine belirleyelim. A. En yüksek öncelik (önem) derecesine sahip (olmazsa olmaz grubu) B. Orta derecede öneme sahip (olmali grubu ). C. Düsük önem (öncelik) derecesine sahip (olsa da olur olmasa da grubu ) . TV seyretmek B2 . Arkadaslarla bulusmak C1 . Müzik dinlemek C2 . Yemek A2 . Uyku A1 . Ders çalismak A3 Planlama yapabilmemiz için kuralimiz, A grubu faaliyetleri bitmeden B;B grubun faaliyetleri bitmeden C grubu faaliyetlerine geçmemek. Bizler programli çalisarak daha önce belirlediginiz önceliklere göre hareket etmis oluruz. Böylece ilk önce sosyal faaliyetlere evet derse hayir demek yerine ders çalismaya evet demeye sosyal faaliyetleri de ödül olarak almayi basarabiliriz. Çalisma programi zamanimizi kontrol altina almamiz konusunda bize yardim ederken ayni zamanda hangi dersin hangi konusunda çalismaya baslayacagimizi tespit eder. Planlamamizi yapip hedeflerinizi belirledikten sonra, bizi hedefimize belirledikten sonra, bizi hedefimize ulastiracak olan çalisma programi hazirlayabiliriz.”Ders çalisacagim” düsüncesiyle giden bir ögrenci bu dersin hangi konusundan çalismaya baslayacagini düsünerek zaman kaybedecektir. “Ben bu gün matematik dersinin vektörler konusunu çalisacagim”, derse daha saglikli bir yol izlemis olacaktir. Çalisma programi denilince aklimiza gelen sey “tekrar programi” olmalidir. Sadece belirli saatlerde mola alinan bir çizelge akla gelmemelidir. Programimiz günlük tekrari mutlaka içermelidir. Unutmayin ki ögrendiklerimizin %40′ini ilk 20 dakikada, %55′ini 1 saatte, %65′ini 9 saatte, %80′ini 24 saatte unuturuz. Günlük yasamda kontrol altina alamadigimiz durumlarla karsilasilabilecegi dikkate alinmalidir. Programimiz günlük ya da haftalik düsünülmeli, her programin bir amacinin olmasi saglanmalidir. Programi derslere verdigimiz önemli bir randevu gibi düsünebilir çalismaya daha kolay baslayabiliriz. Programimizi olustururken dikkat edecegimiz noktalar arasinda konulari bilme oranimiz ve amacimiza göre hangi konulara öncelik verecegimizin belirlenmesi gerekir. Programli çalisma size bir pusla görevi görecek ve hedefinize ulasmada size yardim edecektir. GÜNLÜK ÇALISMA PROGRAMI . O gün ögrenilen konularin tekrari, . Ödevlerin tamamlanmasi, . Bir gün sonra islenecek konularin ön hazirligi, . Eski konularin düzenli tekrarini içermesidir.   Programli Çalismak Bize Ne Kazandirir? . Zamani etkin sekilde kullanmanizi, . Neye, nereden baslayacaginiza karar vermenizi, . Bilgilerinizi ne kadar özümsediginizi görmenizi, . Ne zaman çalisacaginiza karar vermenizi, . Geleceginize bir adim daha yaklasmanizi kolaylastiran çok önemli bir araçtir. C ) Planinizi Uygulamakta Güçlük Çekiyorsaniz Tüm bu siraladigimiz önerilere dikkat ederek plan yaptiginiz halde kendinizi derse vermiyorsaniz temel bilgi eksikligi nedeni ile ya da dersi nasil çalisacaginizi bilmediginiz için dersi anlayamadiginizdan çalismayi istemiyor olabilirsiniz bu durumda derslere çalisirken bölümlerini inceleyin ve yazilanlari uygulamaya çalisin böyle bir durum söz konusu degil de güvensizlik kazanmama korkusu v.b. olumsuz duygu ve düsüncelerle kendinizi derse vermiyorsaniz öncelikle bundan kurtulmaya çalisin. Ayrica okulunuz rehberlik servislerine basvurarak sorunlarinizi çözümü konusunda yardim isteyin. HAFTALIK ÇALISMA PLANI ÖRNEGI Planli programli çalismayi hedefleyen ögrenciler alanlarina göre yetisme düzeylerini, hedeflerini dikkate alarak örnekte gösterilen ders çesitlerini ders saati sayilarini degistirerek dinlendirici ve eglendirici faaliyetlere de zaman ayirarak kendisine uygun olarak yeniden düzenleye bilir. Bu program sabit bir program degildir. Ögrenciler elde ettikleri sonuçlara göre her hafta ya da aylik olarak yeni programlar hazirlamalidirlar. “EN KÖTÜ PROGRAM BILE PROGRAMSIZLIKTAN IYIDIR.” 3. BELLI BIR ÇALISMA ODASI YA DA KÖSESI DÜZENLEYIN Evin degisik yerlerini degil belli bir yerini çalisma yeri olarak hazirlayin. Hep ayni yerde çalismak, çalisacaginiz yere geldiginizde kendiniz derse daha kolay vermenizi saglar. Çalisma yeri, çalisma davranisi için uyarici bir rol oynar. En uygun çalisma ortami söyle olmalidir:   a) Üzerinde çalismak için tüm araç ve gereçlerin (kitap, defter, kalem, kagit, silgi vb.) bulundugu bir masa olmalidir. b) Oda isisi ne çok soguk ne çok sicak olmalidir. c) Oda sik sik havalandirilmalidir. d) Çalisma ortaminda radyo, teyp, televizyon gibi dikkat dagitici araçlarla, yine dikkat dagitabilecek nitelikte fazla resim, fotograf, afis, poster gibi uyaricilar olmamalidir. e) Çalisma masasi ve odasi sadece ders çalismak için kullanilmalidir.
4. MASA BASINDA OTURARAK ÇALISIN Uzanarak ya da yatarak çalismak yerine masa basina oturarak çalismak, dikkatin daha uzun süreli derste kalmasini kolaylastirir. Uzanarak, yatarak, masanin üzerine abanarak ya da sandalyede geriye yaslanarak çalismak, çalisirken kisa sürede dikkatin dagilmasina, hemen gevsemeye ve uykuya neden olan davranislardir. Çalisma masanizda, ders disi faaliyetlerde (mektup yazmak, kitap okumak, hayal kurmak, günlük yazmak, siir yazmak vb.)bulunmayin. 5. DERSI EZBERELEMEDEN ÖGRENMEYE ÇALISIN Ögrenmeye çalistiginiz konuyu ezberlemekten kaçinin. Ezberleyen ögrencide yorum yapma, baglanti kurma, sebep sonuç iliskisini görme, ana fikir bulma gibi yetenekler gelismez. Ayrica ezberlenen bilgi ile sinav sorulari arasinda baglanti kurmak zor olur. Bu nedenle mutlaka çalisilan konularla ilgili bol ve degisik soru örnekleri çözmek gerekir. Çözülemeyen sorular mutlaka tekrar edilmelidir. Derslere Çalisirken: Dersler, okundugu zaman kisa sürede sikici hale gelir. Uyku getirir ve derse istek azalir. Bu nedenle çalismaniz gereken konuyu mutlaka hangi amaçla okudugunuzu size gerekli bilgilerin neler oldugunu belirleyerek okuyunuz. Böylece hem amaciniza ulasmak için daha yogun dikkat harcadiginiz için uyanik kalacaksiniz, bu sikilmanizi önleyecek, hem de okudugunuz bölümlerde size gerekli bilgileri ararken gereksiz ayrintilari ezberlemekten kaçinacaksiniz. Dersleri Çalisirken Su Sirayi Takip Edebilirsiniz: a) Önce konuyu geriye dönüsler yapmadan, duraklamadan süratle bir kez okuyun (Çok kisa bir zaman alir). b) Tekrar basa dönerek ara basliklardan, ana basliklardan koyu yazilmis yerlerden yararlanarak konunun size ne kazandiracagini, hangi amaçla okuyacaginizi belirtmek üzere sorular çikarin. Varsa baska kaynaklardan konu ile ilgili sorulari da ekleyin. Böylece konunun size hangi sorularin cevabini verecegini belirlemis olursunuz. c) Sorulariniz, konudaki bilgilerin, özelligine göre;tanimlarla, benzerlik ve ayriliklarla ilgili, ne, nasil, nerede, ne zaman seklinde, örneklerle ilgili sorular olabilir. d) Çikaracaginiz sorularin cevabini bulmaya çalisarak konuyu daha dikkatli olarak tekrar okuyun. Böylece ayrintilari daha kolay atarsiniz. Bir sorunun cevabini da aradiginiz için daha dikkatli okur ve daha az sikilirsiniz. e) Buldugunuz cevaplari, daha önce çikardiginiz sorularin karsisina yaziniz. f) Çikardiginiz soru ve cevaplarla, varsa semaya bakarak konuyu bir kez anlatin. g) Son kez parçalar, sorular arsinda baglanti kurmaya çalisarak konuyu bütünlestirip, hafizanizda tekrarlayin. h) Hatirlamadiginiz bölümleri tekrar ele alin. Bu sekilde çalisma, bir konuyu uzun süre çalisip zaman kaybetmenizi, ezberlemenizi, gereksiz ayrintilari yüklenmenizi önleyecek, ayni zamanda elinizde konu ile ilgili önemli notlarin da olmasi sinav öncesi tekrarlarda size zaman kazandiracaktir. 6. ÇALISMANIZI DEGERLENDIRIN Çalismanizin sonunda kendinizi degisik sorularla, problemlerle degerlendirin. Cevaplayamadiginiz sorularin ait oldugu konulari tekrar ele alin. Özellikle ara sinavlari sonunda, bos biraktiginiz, yanlis yaptiginiz sorular üzerinde durarak bu konulari tekrar çalisin. Çalisirken sunlara dikkat edin; a) Sorularin hangi konudan ve hangi bölümden çikarildigini belirleyin. b) Tuttugunuz notlardan, kaynak kitaplardan, ders kitaplarindan o bölümü inceleyin. c) Sorulari çözmekte yine güçlük çekiyorsaniz, önceki yillarda konu ile ilgili temel bilgi eksiginiz olup olmadigini inceleyin. Eksiginiz varsa kitaplarindan ilgili bölümleri tekrar gözden geçirin. d) Anlama gücünüzü gelistirin. Ögrenme anlamaktir. Ögrenmekte oldugunuz konu ile ilgili bilgileri nerede ve nasil uygulayabileceginizi kendinize sorun. e) Yine anlamakta güçlük çekiyorsaniz, ilgili ders ögretmenine sorun. 7. KAYNAKLARDAN YARARLANMA Çalistiginiz dersle ilgili, anlamakta güçlük çektiginiz konu oldugunda, degisik kaynaklardan yararlanin. Bunun için kütüphaneye gitme aliskanligi edinmelisiniz. Elinizin altinda kitaplar, ders kitaplari, sözlük, ansiklopedi gibi kaynaklar bulunsun. 8. ZORLANDIGINIZ DERSI BIR KENARA BIRAKMAYIN !.. Özellikle matematik ve bazi mühendislik derslerinden zorlanan ögrencilerin ,o dersleri tamamen birakip hiç çalismadiklarini görüyoruz. Bu ögrenciler, bu derslerin içinde mutlaka kolay anlayabilecekleri konular oldugunu bilmelidirler.Çok zorlandiginiz bir dersin, tüm konularini ögrenmeye çalisip, güveninizi yitirerek dersten uzaklasmak yerine anlayabileceginiz konulari seçerek, özellikle bunlar üzerinde durun. Böylece o dersle ilgili hiç soru çözmemek yerine ögrendiginiz konulardan çikabilecek sorulari çözerek dersi sevme sansinizi artirabilirsiniz. 9. KENDINIZI ÇALISMAYA ZORLAYIN Yukarda açiklamaya çalistigimiz verimli ve etkili ders çalisma yöntemlerini uygulamak,tamamen bir irade ve iç disiplin olayidir.Ders çalismak için iyi bir nedeniniz varsa kendinizi biraz zorlayarak çalisma sirasindaki güçlükleri tek tek ortadan kaldirmaniz zor olmaz. Yeter ki ne istediginizi bilin çalismak için kendinize iyi bir zemin hazirlayin ve ögrenmeyi isteyin. Gerisi kendinden gelecektir.   ETKILI ÖGRENME SINIF IÇINDE OLUR Egitim-ögretim bir bütün olarak ele alinir. Ayri ayri düsünülemez. Bilimsel olarak ileri gitmis toplumlarda da egitim-ögretim devletin denetimi ve gözetimi altinda yapilir. Fert ve toplum esas alinir. Bu nedenle de fert ve toplum için egitim-ögretim çok önemlidir. Bilimsel olarak yapilir. Bilimsel olmayan egitim-ögretim etkinlikleri fertlere de topluma da istenen yarari saglamaz. Aksine zararli olabilir. Egitim-ögretimi ele alan bilimsel arastirmalar yapan egitim biliminin bulgulari sonunda en etkili ögrenmenin sinif içinde karsilikli tartisarak, ögrencilerin ögrenme olayinin içine aktif olarak girmeleri ile yaparak ve yasayarak olustugu ortaya çikmistir. Sinifta ögretmenin gözetiminde konularin ele alinmasi, irdelenmesi, tartisilmasi, ögrencilerin konu ile ilgili düsüncelerini savunabilmeleri, eksik kalabilecek noktalarin çok kisi tarafindan daha kolay sezilebilmesi, sorularla bu eksiklerin de giderebilecegi dikkate alindiginda ögrenmenin sinif içinde daha verimli oldugunu rahatlikla söyleyebiliriz. Kisaca ögrenme iki kisinin karsilikli direkt iletisimi ile degil, sinif içinde dogrular yanlislar tartisildiginda dolayli olarak en iyi biçimde olusmaktadir.  ETKIN DERS DINLEME Dinleme bir beceridir. Ve bu beceri birtakim ilke ve yöntemlerle çok daha etkili bir sekilde kullanilabilir. Insan iletisiminin yaklasik %90 i sözel olarak yapilmaktadir. Bu iletisinin ancak yarisi kisa bir süre sonra hatirlanabilir. Aradan daha fazla zaman geçtiginde ise %20-25 ini bile zor hatirlariz. Bütün bu nedenlerden dolayi etkili dinleme ilke ve yöntemlerini ögrenmek ve bunlari uygulamak daha da önem kazanmaktadir. Etkili dinleme sadece söylenilenleri duymak degil, ayni zamanda bu söylenenleri önemli bulmak, kavramak ve degerlendirmektir. Ayrica etkin dinleme aktif bir süreçtir. Olaya bir de baska bir boyuttan bakalim. Etkin dinleme ögretmen-ögrenci iliskilerini de olumlu bir yönde etkiler. Ögretmen genellikle kendini dinleyen ve dinledigini çesitli biçimlerde belli eden ögrencilere daha fazla ilgi gösterir ve onlara dönerek konusur. Ögretmen dersi anlatirken dinleyicilere ihtiyaç duyar. Bu nedenle basini sallayan, not tutan, dikkatini yogunlastiran aktif ögrencilere daha fazla ilgi gösterir. Ögretmenin sinif içindeki en önemli görevlerinden biri ögrenciye bilgi aktarmaktir ve bunu ögretmen genellikle anlatarak gerçeklestirir Ögrenci ise ögretmenin bu anlattiklarini anlamak amaciyla dinlemektedir. Iste önemli olan da ögrencinin bu dinleme islevini nasil yaparsa daha basarili olacagidir. Etkin bir dinleyici olmak için “IFIKAN” adli bir yöntemi uygulayabiliriz. Bu yöntem; I – Ileriye F – Fikirler I – Isaretler K – Katil A – Arastir N – Not tut olmak üzere 6 basamaktan olusmaktadir. Bu basamaklari kisaca açiklayalim: Öncelikle ileriye bak basamagindan baslayalim. Ögrenci sinifta ögretmenini dinlerken, ögretmenin anlattiklarindan yola çikarak daha sonra neler söyleyebilecegini tahmin etmeye çalismalidir. Bu da ögrencinin dikkatinin dagilmasini engeller ve ögrenciyi devamli uyanik tutar. Hatta ögrencinin aktif olarak katilmasini saglar. Ögrenci daha önceden o günkü konulari okuyarak sinifa gelirse hem anlatilanlara yabanci kalmamis olur hem de dersteki tahminlerini daha kolay bir sekilde yapar. Bu yöntemle ögrenci derste anlatilanlari daha önce okudugu için daha kolay bir sekilde hatirlar. Ikinci olarak fikirler basamagi karsimiza çikiyor. Bu basamak bize önemli fikir ve düsüncelere önem vermemiz gerektigini ve bunlari göz ardi etmememiz gerektigini anlatmaktadir. Ögrenci ögretmenin bir ders boyunca anlattiklarinin ana fikrini bulmaya çalismalidir. Ders boyunca kendi kendine bu konunun ana fikri nedir?, Burada anlatilmak istenen nedir? gibi sorular sormasi gerekir. Bu sorular ögrencinin ana fikir ve kavramlari bulmasina yardimci olur. Üçüncü olarak isaretler basamagina bakalim. Ögrenci sinif içinde devamli uyanik olmak zorundadir. Ögretmenin hiçbir dedigini kaçirmamalidir. Ögretmenin isaretlerine karsi dikkatli ve uyanik olmalidir. Bir ögretmen konuyu anlatirken mutlaka ufak ipuçlari verir. Bazi konularin üzerinde israrla durur. Örnegin bir konunun önemli bir bölümünü anlatirken belirli kelimeler kullanir, ses tonunda farkliliklar yaratarak çesitli ipuçlari verir. Ögretmenler seslerini yükselterek ya da “burasi önemli”, “dikkat ederseniz” gibi sözel vurgularla önemli noktalara isaret ederler. Bir ögretmen hiçbir zaman bu bir sinav sorusudur demez, ama çesitli ipuçlariyla bunu belli eder. Bu ipuçlarindan birkaçina örnek verirsek: önemli, baslica, can alici, burada esas fikir, sunu unutmayin ki, sonuç olarak, bu sebeple,özetle vb. …Bu ipuçlarina dikkat edildigi taktirde ögrenci sinavda sorulabilecek sorulari tahmin edebilir. Bir baska basamak ise “katil” basamagidir. Ögrenci sinif içinde devamli aktif olmalidir. Pasif bir ögrenci hiçbir zaman basarili olamaz. Ögrenci derse her firsatta katilmalidir. Öncelikle derse zamaninda gelmeli, sinifta oturacagi yeri iyi seçmeli, görebilecegi, duyabilecegi bir yere oturmalidir. Ve ders sirasinda ögretmenin söylediklerine gülümseyerek, kaslarini çatarak, basini sallayarak olumlu ya da olumsuz tepki göstermelidir. Böylece ögretmen de anlasilan ya da anlasilmayan yerleri çok daha iyi bir sekilde görebilir. Ayrica bu ögretmeni de memnun eder. Onun motivasyonunu artirir, onu cesaretlendirir. Ögretmen dinlenildiginin farkina varir. Oysa ki anlattiklarina karsi hiçbir tepki göstermeyen donuk, pasif ögrenciler karsisinda ögretmen de bir seyler anlatmak istemez. Ögrenciler ögretmene tepkide bulunarak dersin kalitesini yükseltmekte ögrencilerin elindedir. Besinci olarak karsimiza “arastir” basamagi çikiyor. Ögrenciler nedense ders sirasinda soru sormaktan çok çekinmektedirler. Ve fikirlerini, görüslerini rahatça söyleyememektedirler. Oysa ki bu çok yanlistir. Ders sirasinda anlasilmayan bir yer varsa ya da merak edilen bir soru varsa bu soru rahatlikla sorulmalidir. Hiçbir sekilde çekinilecek bir durum söz konusu degildir. Sorulara verilen cevap anlasilmadiysa ve açiklamalar yeterli degilse, yeni sorular sorulmali ve açiklama yapilmasi istenilmelidir. Eger ders içerisinde zaman yetmediyse, ders bittikten sonra ögretmene ya da diger ögrencilere sorulabilir veya kütüphanelerden arastirma yapabilir. En son basamak ise ” Not Tutma” basamagidir. Dinleme yoluyla ögrenilen bilgiler çok uzun süreler hafizada duramaz. Ögrenilenlerin zaman zaman tekrar edilmesi gerekir. Bir ögrenci ders sonunda, o derste dinlediginin ancak %55 ini hatirlayabilir.Tekrar yapilmadigi sürece bu oran bir hafta sonra %17 lere düser. Bu yüzden not tutmanin çok büyük bir önemi vardir. Not tutmanin iki önemli yarari vardir. Bunlarda birincisi egitimin temel sarti olan “Aktif katilimi” saglar. Ögrenci derste pasif durumdan aktif duruma geçer. Not tutma sayesinde derste devamli uyanik olur, dikkatini derse yogunlastirir ve dikkatinin dagilmasini engeller. Ikinci önemli yarari ise unutmayi engellemesidir. Unutkanlik düsmanini bizim avantajimiza çevirerek en önemli girisim not tutmaktir. Özellikle alinan notlar eve gelince bir de temize çekilirse hafizaya daha iyi yerlesir. Not tutulurken dikkat edilmesi gereken bazi noktalar bulunmaktadir. . Öncelikle not tutulan kagit konusunda cömert olmamiz gerekir. Ileride okudugumuz zaman anlayabilecegimiz sekilde, bosluklar birakilarak not tutmamiz da yarar vardir. Hiçbir zaman küçük bir kagida sikisik bir sekilde not tutulmamalidir. Hatta not tutmak için bir defter olursa daha düzenli not tutulur. Ve de sayfanin altinda, üstünde, yan taraflarinda bosluk birakilirsa buralara eksik kalan bigileri daha sonra yazabiliriz. . Not tutmaya ilk günden baslanilmasi gerekir. Ve düzenli olarak not tutulmasi çok önemlidir. . Dinleme ile not tutma arasinda bir denge olusturmak gerekir. Tüm dikkati dinlemeye ayirirsak, verimli bir sekilde not tutamayiz. Ayni sekilde çok ayrintili not almaya kalkisirsak bu sefer de anlatilanlari anlamamiz güçlesir ve bu da dinlemeyi olumsuz etkiler. Dolayisiyla dinleme ve not tutma arasindaki dengeyi çok iyi ayarlamamiz gerekir. . Derste not tutarken ana fikirleri, önemli noktalari not etmek çok önemlidir. Not alirken seçici olmakta yarar vardir. Önemli noktalari belilerken ögretmen bize çesitli ipuçlari verir. “Burasi önemli”,”Burada esas olan”, “Dikkat ederseniz” vb. ipuçlariyla bu bölümlerin önemini vurgular. Bu bölümler mutlaka not alinmali ve önemli oldugunu belirtmek için de yanina * isareti konmali ya da alti çizilmelidir. . Not tutarken zamandan tasarruf etmek ve geri kalmamak için, ögrenci kendi anlayabilecegi sekilde çesitli kisaltmalar kullanmalidirn. Bu kisaltmalardan bazilarina örnek verirsek: 1. ve & 2. gibi g. 3. örnegin ör 4. sonuç olarak son.ol. 5. kadar = 6. matematik mat 7. yüzyil yy 8. birbirine 11 9. buna ek olarak + 10. açisindan ? . Not tutarken ögrenci kendi cümleleriyle not almalidir. Bu sekilde hem ögrenci ögretmenin anlattiklarini özetleme imkani bulur, hem de anladigi biçimde not alma imkani bulur. Bazi durumlarda anlatilanlarin ayni sekilde not alinmasi gerekebilir. Ya da tahtada yazilanlari ayni sekilde kaydetmek gerekebilir. Bu durumda anlatilanlar ya da yazilanlar ayni sekilde not alinmalidir. . Ögrenci not tutarken aklina takilan yerleri ya da anlayamadigi bölümleri ögretmene sormaktan çekinmemelidir. Böylece not alirken hem eksik not alimamis olunur hem de anlayarak not alinir. . Ögrenci hafizasina çok güvense bile mutlaka sinifta ögretmen tarafindan söylenen ve önemli gördügü her seyi not etmelidir. Böylece unutkanlik sonucu dogabilecek olumsuz sonuçlari engellemis olur. . Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de tutulan notlarin mutlaka temize geçirilmesidir. Ögrenci tuttugu notlari temize geçirirken bir kez daha tekrar etmis olur ve bu da unutmasini engeller. Eger mümkünse tutulan notlar o gece ya da bir sonraki dersten önce temize geçirilmelidir. Iyi dinlemek ve not tutmak sadece egitimin degil, hayat basarisinin da en önemli unsurudur. Iyi bir dinleyici olmanin temel kurali iyi not tutmak, iyi not tutmanin yolu da iyi bir dinleyici olmaktir. Bu anlamda iyi not tutmak ve iyi bir dinleyici olmak birbirleriyle baglantili iki kavramdir. Teorikte anlatilan bu hususlar, pratikte uygulandiginda ögrenciye birçok yararlar saglar. Çok ufakmis gibi görünen ayrintilar ileride büyük farklar yaratacaktir. Bunu sizler de yasayip görebilirsiniz.  SINAVLARI NASIL ATLATIRIM? Egitim psikologlarindan en iyi on öneri: 1. Yardim alin: Ögretmenlerinize sinava nasil çalisilabilecegini sorun. 2. Çalisir ve tekrarlarken kisa aralar verin: Dikkati dagilmis zihin iyi hatirlayamaz. 3. Çalisma programi yapin: En iyi çalisabileceginizi düsündügünüz zamanlarda tekrarlar yapin. 4. Saglikli kalin: Iyi uyuyun ve yeterli beslenin. 5. Egzersiz yapin: Yürüyün, kosun, herhangi bir sporla ugrasin. 6. Olumlu düsünün: Basarisizligi veya gelecegi olumsuz düsünmeyin. 7. Elinizden gelenin en iyisini yapin: Hiç kimse daha fazlasini yapamaz. 8. Tetikte olun: Hasta gibi hissederseniz, endiseleriniz hakkinda birileriyle konusun. 9. Çok rahat ta davranmayin: Sinav konusunda biraz endise çok çalismanizi saglar. 10. Akilli olun: Eger sinavdan sonra bu konuyu konusmak istemiyorsaniz, konusmayin. Aslinda bu konuda hiç düsünmeyin bile. Yapilan yapilmistir. Yazdiklarinizi degistiremezsiniz ÖGRENME ZIHINSEL YORGUNLUK YARATMAZ!.. Insan vücudundaki hücrelerin önemli özelligi arka arkaya gelen uyarilara cevap verme sürelerindeki farkliliktir. Kas hücrelerinde bu süre, sinir hücresine oranla çok uzundur. Kas hücresi bir uyarani aldiktan sonra hemen sonra ikinci bir uyarana cevap veremez ve bu süreye “cevapsizlik süresi”denir. Eger kas hücresine uyaricilar arka arkaya gelir ve kas hücresi buna cevap veremezse yorgunluk meydana gelir. Buna karsilik sinir hücresinin cevapsizlik süresi, kas hücresine göre çok daha kisadir. Yani sinir hücresi arka arkaya gelen uyaranlara cevap verebilir ve kas hücresi gibi yorulmaz. Bu nedenle “çok ögrendim yoruldum” duygusu yanlistir. Yorgunluk varsa kas yorgunlugudur, zihni yorgunluk degildir. Ancak gerekli protein zincirinin iyi kurulmasi için sürekli degil aralikli ders çalismak gerekir. DERS ÇALISIRKEN YARARLANILABILECEK KAYNAKLAR . Izlenen ders kitaplari, . Ders dinlerken tutulan düzenli notlar, . Basvuru kitaplari, . Derslerin içerigi ile ilgili yazilmis makaleler, ÖLÇÜLÜ VE DÜZENLI YAPILAN HER ÇALISMANIN SONU BASARILI OLUR!.. Bu bölümde, düzenli, bilinçli ve planli bir çalisma için yapilmasi gerekenler üzerinde durulmustur. Verimli çalisma gerçeklestirilmesi gereken asamalari dikkatle inceleyecegiz ve uygulamaya çalisacagiz. Çalisma konusunda yasanan problemler benzerdir, çözüm yollari da benzerdir. Önemli olan bu çözümleri Uygulamaktaki ustaliktir. BASARMAK IÇIN… Kisiyi yasam karsisinda güçlü kilan yasam hedefleri ve bunlari gerçeklestirmek için sarf ettigi çabadir. Dogru hedef ve bilinçli çaba her ögrenciyi hedefledigi basariya götürür. Hedef Belirlemek Neden Önemlidir? Gelecege yönelik hedefler kisiye öncelik sirasina göre asilacak engellerle ilgili bir yasam programi sunar. Gelecege yönelik hedeflerin asamalari dogru olusturuldugunda, kisi enerjisini hedefi dogrultusunda çok daha etkin bir biçimde kullanilabilir. Kendinizi Taniyin: Hangi alanlarda daha yetenekli oldugunuzu, nelere ilgi gösterdiginizi, gelecekte nasil bir yasam istediginizi taniyin. Hedefinizi Taniyin: Ulasmak istediginiz meslegin çalisma kosullarini, bu meslek için gereken nitelikleri arastirin. Gücünüzü Taniyin: Hedeflerinize ulasmak için ne kadarlik bir net gücüne ihtiyaciniz oldugunu ve su anki birikiminizi belirleyin. Gerçekçi olmayacak kadar yüksek ya da ulasabileceginizin çok altinda kalan yasam hedeflerinin sizi hem basarisizliga hem düs kirikligina sürükleyecegini unutmayin. Gücünüzü Gelistirmek Elinizde Hedefler, yapmamiz gereken çalismalarin planlanmasinda bize yol gösteren kilavuzdur. Hedefe ulasmak, bilinçli ve disiplinli bir çabayi zorunlu kilar.   . Hedefinize yönelik olarak gelisebilme için; hedeflerinizi gerçekçi biçimde tanimlayin. . Ne kadarlik bir gelisme hedefi belirleyeceginizi saptayin. . Çalismalariniz engelleyen nedenleri belirleyin. . Zamani en iyi biçimde degerlendirmek için çalisma programi belirleyin. . Çalisma zamanlarini verimli biçimde degerlendirmenizi saglayacak ögrenme tekniklerini kullanin. . Sinavda zamani etkili biçimde degerlendirmek için sinav tekniginizi gelistirin. Hayatiniz Kimin Denetiminde? Çalismaya baslamak ve bunu verimli biçimde sürdürmek konusunda temel faktörlerden biri, kisinin hayatiyla ilgili sorumluluk ve kararlari almak konusundaki istekliligidir. Bu ise çalisma için “iç disiplin” gelistirilmesini gerektirir. Hayatinizla ilgili sorumlulugu rastlantilara birakirsaniz çalismanizi engelleyecek pek çok sebebiniz olacaktir. Eger hayatinizla ilgili sorumlulugun bütünüyle size ait oldugunu kabul ederseniz çalismaya baslamaniz ve sürdürmenizi engelleyen sebeplerden hiçbiri sizi çalismalarinizi programlamaktan ve sistemli olarak yürütmekten alikoyamaz. Verimli Çalisma; Programli Çalismadir Zamani programlamak yasami programlamaktir. Basariya ulasmak isteyen gencin zamani günlük olaylarin akisi içinde rastlantilara birakmadan, amaci dogrultusunda, planli olarak kullanmasi gerekir. Çalisma Programinizi Hatirladiniz Mi? Iyi bir program “ne zaman çalismaliyim” , “neyi çalismaliyim”, “ne kadar çalismaliyim”, “nasil çalismaliyim” sorularina yanit verebilmelidir.  Ne Zaman Çalismaliyim? Ögrenciler, çalisma zamanlarini ayarlama yönünden farklilik gösterirler. Bir yanda, zaman buldukça, istek duydukça, sinavlardan hemen önce çalisarak ” toplu ögrenme” yapan ögrenciler bulunur. Diger tarafta çalismalari zamana dagitip programli olarak sürdürerek ” aralikli ögrenme” yapan ögrenciler vardir. Uzun dönemli ve kalici bir ögrenme için çalismayi en verimli olunan zamanlara düzenli araliklarla dagitarak programlamak gerekir. Neyi Çalismaliyim? Bellegimize ulasan herhangi bir bilgiyi kendimiz için anlamli kilmaz ve düzenli araliklarla tekrarlamazsak kisa sürede unuturuz. Bu nedenle haftalik ders çalisma programi düzenlenirken yeni islenen konulara öncelikli olarak yer verilmelidir. Bu konularla ilgili çalismalardan kalan zamanlara daha önce ögrenilmis konulardan o haftanin planina alinacak olanlar dengeli biçimde yerlestirilmelidir. Nasil Çalismaliyim? Konularla ilgili çalismalar planlanirken, o konudaki ögrenme miktarinin dogru degerlendirilmesi ve çalisma tekniginin buna göre degerlendirilmesi gerekir. Ögrenme amaçli çalismalar; yeni edinilen uygulama ve yorumlamakta güçlük çekilen bilgilerle ilgili çalismalardir. Bilginin ana kavram ve kurallarinin analizi, bol ve degisik soru çözümü yoluyla kullanma gücünün gelistirilmesi amaçlanir. Bu tür çalismalarda eksiklerin belirlenmesi ve en kisa sürede giderilmesi ögrenme miktarinin artmasi açisindan zorunludur. Koruma ve süratlenme amaçli çalismalar; konu özelliklerinin iyi bilindigi, ögrenilmis kosullarla ilgili süreli soru çözümü çalismalardir. Amaç; bilgilerin düzenli tekrarlar yoluyla korunmasi ve hizli kullanma becerisinin gelistirilmesidir. Çalisma Programi Nasil Hazirlanir? Haftalik bir program hazirlanirken günlük etkinliklerin ayri ayri gözden geçirilmesi gerekir. Okula gidis-gelis saatleri, çalisma ve tekrar yapmak için ayrilan süre (baslayis-bitis saatleriyle), yemek için verilen aralar, dinlenme, gezme ve hobiler için ayrilabilecek zaman belirlenir. Uygulanabilir bir program hazirlayabilmeniz için her hafta ihtiyaciniza göre tüm bu etkinlikleri yeniden gerçekçi biçimde planlamaniz gerekir. . Haftalik çalisma programi düzenlenirken en verimli saatlerin çalismaya ayrilmasina dikkat edilmelidir. En verimli çalisma ikiser saatlik dilimler halinde gerçeklestirilendir. Bu sürenin; kisa çalisma (40 dk.) tekrar (10 dk.) ve dinlenme (10 dk.) tekrar çalisma (40 dk.) biçiminde yürütülmesi önerilir. . Planlanan çalismalar, hafta içinde belirlenen çalisma gün ve saatleri dikkate alinarak zamana dagitilmalidir. . Çalisma programi hazirlandiktan sonra çalisma odasinda görülebilecek bir yere asilmali ve günlük çalismalar düzenli olarak kontrol edilmelidir. Haftalik Çalisma Programi Hafta Sonu Gözden Geçirilerek: . Zamani kullanmada yeterlilik, . Gerçeklestirilemeyen çalismalar, . Çalisilan konularda belirlenen eksiklikler, açisindan degerlendirilmeli ve bir sonraki haftanin programinda bu aksamalar giderilmelidir. Verimli Ögrenme Nedir, Nasil Saglanir? Verimli çalisma, düzenli bir çalisma ortaminda, önceden hazirlanmis bir plana uygun ve dikkati çalisilacak konuya yogunlastirarak yürütülen çalismadir. Bilginin alinmasi (anlama) islenmesi (ögrenme) ve hizli kullanma becerilerinin gelistirilmesi (süratlenme) asamalarinda dogru ögrenme tekniklerinin uygulanmasi yoluyla verimli bir ögrenmenin saglanmasi mümkündür. . Derse ön hazirlikla gelerek, aktif dinleyerek, anlasilmaya noktalari soruya dönüstürerek, düzenli notlar tutarak dersi daha iyi anlayabiliriz. . Alinan bilgiler kullanilabilir ve korunabilir bilgilere dönüstürmek için evde zaman ve içerik açisindan iyi düzenlenmis bir çalisma programi hazirlayabiliriz. . Ögrendiginiz bilgileri zamana karsi hizli kullanabilme becerisini gelistirebilmek için süratlenme amaciyla düzenli araliklarla süreli soru çözümü yapabiliriz. Baslamak için geç kalmis sayilmazsiniz. Gücünüze güvenmeniz, gerçekçi ve uygulanabilir bir çalisma programi hazirlamaniz ve basarabileceginize inanmaniz yeter. Her gün, amaciniz dogrultusunda yapacaginiz küçük bir adim, ilerdeki yillarda büyük basarilar getirecektir. Neden Düzenli Tekrar Yapmalisiniz? Bir ögrenme olayinda sonra ögrenilenlerle ilgili bilgileri hatirlanma orani önce biraz artar sonra hizla azalir. Bunun nedeni bize ulasan tüm bilgilerin önce “kisa süreli bellege” gelmesi, gerekli islemlerin tamamlanmasindan sonra daha uzun süreli korumanin oldugu “uzun süreli bellege” transferidir. “Kisa süreli bellek” te az miktarda kisa sürede korunabilir. Ilk ögrenme anindan baslayarak yaptiginiz tekrarlarin sayisi ve düzenliligi, bilgi kaybinizi en aza indirerek zaman kazanmanizi ve daha hizli gelismenizi saglayacaktir. Tekrar Programi Nasil Uygulanir? Düzenli tekrarlardan olusan tekrar programinin, hatirlanan miktarin düsünmeye basladigi noktadan itibaren uygulanmasi gerekir. Tekrar, ögrenme çalismasinin hemen sonunda yapilacak 10 dakikalik bir tekrar, hatirlanan miktarin bir gün korunmasini saglar. DENGELI BESLENMENIN INSAN HAYATINDAKI YERI VE ÖNEMI A) Beslenmenin Tanimi: Büyüme, gelisme, onarim, saglikli yasam ve beden faaliyetlerini devam ettirmek için, tüm besinlerden sistemli bir sekilde ihtiyaç kadar vücuda alinmasina ve kullanilmasina BESLENME denir. B) Beslenmenin Önemi: Ögrenciler hizli bir gelisim içindedirler. Bu sebepten dolayi hayatin her evresinde oldugu gibi beslenme, bu dönemde de önemlidir ancak gelisme evresinde olan bireyler olmalarindan ötürü daha ayricalikli bir öneme sahip oldugu söylenebilir. Beslenme, birey ile aile sagligi açisindan önemli oldugu kadar toplumunda fiziksel ve ruhsal sagligi açisindan da büyük önem tasir. Çünkü toplum bireylerden olusmaktadir. Beslenme, daha dogumdan öncesine uzanan bir dönmede dahil edilmesi gereken bir öneme sahiptir. Dogum öncesinde iyi beslenmeyen bebeklerde sürekli (kronik) beslenme bozukluklari olusabilmektedir. Bu çocuklarda bulasici hastaliklara yakalanma daha kolay olabilmektedir. Iyi beslenmeyen bebeklerde büyüme yavas olmakta; zeka geriligi ve davranis bozuklugu görülebilmektedir. Beslenmesine dikkat etmeyen çocuklarin geçirdikleri hastaliklar agir seyretmekte, boy gelismesi ve agirlikta gerileme görülebilmektedir. Hayatin belirli dönemlerinde beslenmeye dikkat etmek yeterli degildir. Önemli olan hayat boyu iyi beslenmektir. Çünkü hayatin ilk dönemlerinde yetersiz ve dengesiz beslenmeni zararlarini daha sonraki yillarda düzeltmek mümkün degildir. Beslenme konusunda daima dengeli olmak ruh ve beden sagligi için çok önemlidir. Beslenmenin, daha dogrusu; dengeli beslenmenin insan hayatindaki önemine degindikten sonra isterseniz gelin beraberce dengeli beslenmenin ne olduguna ve nasil dengeli beslenebilecegimize bir bakalim. C) Dengeli Beslenmenin Tanimi: Büyüme, gelisme, saglikli ve verimli olarak uzun süre yasamak için gerekli olan enerjiyi ve besin ögelerinin her birini yeterli miktarlarda saglayacak olan besinlerin, besleyici degerlerini yitirmeden, saglik bozucu duruma getirmeden en ekonomik sekilde almak ve vücutta kullanmaktir. Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalismasi için gerekli olan besin ögelerinin her birinin yeterli miktarlarda alinmasi ve vücutta uygun sekilde kullanilmasi durumu dengeli beslenme deyimi ile açiklanir. Bu besin ögeleri vücudun gereksinmesi düzeyinde alinmazsa yeterli enerji olusamadigi; vücut dokulari yapilamadigindan yetersiz beslenme durumu meydana gelir. Insan yeterince yemesine karsin, uygun seçim yapamadigi ya da yanlis pisirme yöntemi uyguladigi için bu besin ögelerinin bazilarini alamayabilir. Bu durumda o besin ögesinin vücut çalismasindaki islevi yerine getirilmediginden yine saglik bozulmus olur. Bu durumda da dengesiz beslenme meydana gelmis olur. Yetersiz ve dengesiz beslenme durumlarinda vücudun büyüme, gelisme ve normal çalismasinda aksakliklar olacagindan yeterli ve dengeli beslenme sagligin temelidir demek hiçte yanlis bir söz olmaz. Dengeli beslenme besin ihtiyaçlarinin belirlenmesi ve alinan besinlerin saglayacagi enerji göz önünde bulundurularak saglanabilir. Dengeli beslenme söz konusu oldugunda kisinin yasam biçimi, zevkleri, yeme aliskanliklarini da göz önünde bulundurmak gerekir. Nasil dengeli beslenebilecegimize deginmeden önce besin gruplarina bir göz atmada, onlari biraz tanimada fayda vardir. Besinler üç ana gruba ayrilirlar: Proteinler, yaglar ve karbonhidratlar. Proteinler (Yapici Besinler): Biyolojik denge için gerekli protein; demir ve kalsiyum bakimindan zengin besinleri içerir. Bu tür besinler hücre yapimi ve yenilenmesinde büyük rol oynar. Proteinlerin ana görevi yeni doku yapma, dokulari tamir etmedir. Vücutta sayilamayacak kadar çok görevi vardir. Bunlarda en önemlileri; enerji saglanmasina yardimci olma, alinan besinlerin sindirilmesine yardimci olma ve az önce yukarida degindiklerimiz olarak sayabiliriz. Proteinler genel olarak; et, balik, sakatat, süt, peynir, yogurt, yumurta, soya fasulyesi, kuru fasulye, findik, fistik, badem, ceviz, tahil ve bazi sebzelerde bulunur. Karbonhidratlar (Alet Besinler): Karbonhidratlar hemen enerji saglayarak vücudun zihin ve fizik çalismalari için gerekli enerjiyi verirler. Karbonhidratlarin eksikligi bitkinlige, sagligin bozulmasina, zihin konsantrasyonunda azalmaya yol açar. Yaglar (Yakit Besinler): Dengeli beslenmede bu üç grup besin vücudun ihtiyaci oraninda sürekli ve dengeli bir biçimde tüketilmelidir. Söyle ki: Normalde günlük besinin %20′si protein grubundan, %60′i meyve sebzelerden, %10′u unlu maddelerden ve %5′i de yaglardan olusmalidir.   BOS ZAMANLARI EN IYI SEKILDE DEGERLENDIRME YOLLARI Bos zamanlari en iyi sekilde nasil degerlendirebilecegimiz konusuna geçmeden önce zaman ve bos zaman kavramalarina tanima gerekliligi vardir. Zaman: Insan yasaminin yerine göre uzun veya kisa süreli, tekrari olanaksiz, baslangici ve sonu belli, saatle ölçülebilen bir bölümüdür. Bos Zaman: Bireyin hem kendisi hem de baskalari için bütün zorunluluklardan veya baglantilardan kurtuldugu ve kendi istegiyle seçecegi bir faaliyetle ugrasacagi zamandir. Bos zaman degerlendirme esasinda, her yasta insanin önemli bir sorunudur demek mümkündür. Bunun nedeni kisilerin bos zamanlarinda hem vücutlarini hem de zihinlerini dinlendirecek ve bireye doyum saglayacak faaliyetleri tam olarak bilememelerinden kaynaklanmaktadir. Bos zaman degerlendirme bireyden bireye, toplumdan topluma degismektedir. Her birey bos zaman degerlendirme biçiminin nasil olacagina kendisi karar verir. Ancak verilen her kararda kisinin çevresinin etkili oldugu da bir gerçektir. Bireylerin bos zamanlarini degerlendirme yollari ailelerinden ve çevrelerinden ögrendikleri ile biçim alir diyebiliriz. Bos zamanlarin degerlendirilmesi gerekliligi ve gerçekligi günümüzde var olan bir durumdur. Ancak burada önemli olan bos zamanlari degerlendirmek degil bos zamanlari etkili ve verimli olarak degerlendirebilmenin yollarini bilmektir. Bugün herkes bos zamanlarini degerlendirebilir. Ancak her bireyin bunu etkili ve verimli bir biçimde yaptigini söylemek mümkün degildir. Birey bos zamanini degerlendirirken yani; istedigi bir ugrasi ile zevk ve doyum saglamak amaci ile bos olan zamanini geçirirken herhangi bir faaliyetle bu maksatla ugrasirken; toplumsal ödevlerini yerine getirdikten sonra özgür iradesi ile giristigi dinlenme, eglenme, bilgi ve becerilerini gelistirme, toplum yasamina gönüllü olarak katilma gibi bir dizi ugrasilardir diyebiliriz. Bos Zamanlarin Degerlendirilmesinin Özellikleri: Birey bu faaliyetlere kendisi arzuladigi için katilir. Bunu kendisi seçer, baskasinin zorlamasi degildir. Gönüllülük esastir.Bu eylemelere katilmak bireye ani ve direkt olarak doyum saglar. Bireysel, grupla beraber, örgütlü veya örgütsüz bir biçimde olabilir. Esnektir. Sayisiz biçimlerde bulunabilir. Evrensel olarak uygulanir ve aranir. Ciddi ve amaçlardir. Bireye göre bir anlami, degeri vardir ve kendisi için bir amaçtir. Bos zamani degerlendirme, genellikle bir çesit faaliyeti gerektirir. Örnegin; fiziksel, zihinsel, toplumsal veya duygusal olabilir. Bos zaman degerlendirme ikincil ürünlere sahiptir. Yani birey hem bos zamani degerlendirir hem de fiziksel,toplumsal gelisme, sagliklilik vs. gibi kisiliklerine mâl olan özellikler kazanir. Bos Zamanlarin Degerlendirilebilecegi Bazi Faaliyetler: 1.Kitap okumak. 2.Gazete, dergi vb. güncel yayinlari okumak. 3.Ev isleri ile ugrasmak, bazi tamiratlar, evin bakimi, ebeveynlere yardim vb. . 4.Radyo ve TV izlemek. 5.Spor faaliyetleri ile ugrasmak. 6.Tiyatro ve sinemaya gitmek. 7.Temiz havasi olan yerlerde kir gezileri, yürüyüsler yapmak. 8.Sanatsal faaliyetlerle ugrasmak (resim yapmak vb.) 9.Zeka oyunlari oynamak. Bunlarin disinda bireyin tercihlerine, kisilik özelliklerine göre degisebilecek; bireyi gelistirecek ve rahatlamasini saglayacak faaliyetlerde bos zamanlari degerlendirmek için uygun faaliyetler olarak sayilabilir..
  1. Bartu 30/09/2015
    Sağol kpssdelisi, Sınavlara hazırlık çalışma metodları konusu gayet güzel anlatılmış

Soru sormak için giriş yapın veya Siteye kayıt olun

Memur Alımları, İlanlar, Haberler ve duyurular