Osmanlı’da Kadılık Sistemi

OSMANLIDA KADILIK SİSTEMİ   

  • Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’de,  ”kadı” kelimesi eski zamanlarda ”Hakimuşşer’i” ve  ”Alelıtlak Hâkim”  olarakta kullanılmıştır.
  • Osmanlı’da Kadılık Sistemi
  • Kadı” kelime anlamı olarak “hükmeden“, “yerine getiren” anlamlarına gelmektedir.
    Osmanlıda Kadı 1
  • Kadıların görevleri ve kadılar ile ilgili bazı önemli özellikler & bilgiler:
    • Osmanlının her kazasında, beylerbeyi ve kadı yer alırdı.
    • Osmanlıda kadılar, Belediye başkanlığı yaparlardı.
    • Kadı diğer görevliler hakkında rapor düzenlerdi.
    • Kadıların bir diğer görevi ise Merkezden gelen emirleri duyurur.
    • Kadılar sözleşmeleri onaylardı.
  • Osmanlıda Kadı 2
  • Kadı, Osmanlı adlî teşkilâtında şer’î ve hukukî hükümleri uygular, ayrıca devletin emirlerini yerine getirirdi
  • Osmanlı kaynaklarında “kadı” kelimesine ilk defa Osman Gazi devrinde rastlanmıştır. Bilecik’in fethinden sonra Dursun Fakih, Karacahisar’a kadı ve hatip ta’yin edilerek Osman Gazi adına hutbe okumuştur. 
    • Osmanlıda kadıların belli başlı görevleri:
    • Kadılar genel olarak hukuki, idarî, malî, askerî, beledî işlerle ilginirlerdi.
  • Kazasker veya şeyhülislam tarafından tayin edilen kadılar bölgelerindeki idarecilerinden bağımsız olarak yargı görevini yerine getirmişlerdir.
  • Kadıların asli görevleri, ahali(halk) arasındaki anlaşmazlıkların çözümlenmesini sağlamaktı,
  • Kadılar halk arasında vuku bulan adlî davaların görülmesinin yanı sıra; (Kadıların diğer görevleri)
  • Hukuki alanda kadıların görev ve  sorumlulukları:
  • yaralama olaylarında suçlunun bulunarak cezalandırılması,
  • katillerin yakalanması,
  • öldürülen kişinin diyetinin tespiti ve akibeti,
  • vefat eden kişinin terekesinin tespit edilerek varislerine dağıtılması gibi hukuk alanında,
  • İdari alanda kadıların görev ve sorumlulukları:
  • cami ve mescitlerin imam ve hatip-mütevelli tayini,
  • kayyım, devirhan, müderris ataması, tekke, zâviye ve medrese gibi kurumların mütevellisinin ve diğer görevlilerinin tayini,
  • vakıflarda zuhur eden mütevellilik anlaşmazlıklarının çözümü,
  • sancağa atanan mutasarrıfın gelinceye kadar yerine vekilin göreve başlatılması ve bu işin takibi gibi idarî alanda,
  • Kadıların askeri alanda görev ve sorumlulukları:
  • bulundukları sancak ve kazalarda zuhur eden eşkıya taifesinin takibi, yakalanması ve suçluların cezalandırılması,
  • askerden kaçan ve mukabilinde eşkıyalık yapanları tespit ederek orduya teslim edilmeleri,
  • askeri seferler zamanında asker toplanması ve bunların isimlerinin tespiti,
  • sefere çıkan asker için zahire temin edilmesi ve sefer için deve temini gibi askeri alanda,
  • Mali alanda kadıların görev ve sorumlulukları:
  • Avârız ve nüzül hanelerin tespit edilmesi ve bu vergilerin tahsili,
  • imdâd-ı seferiyye ve imdâd-ı hazeriyye gibi vergilerin kaza, köy ve mahallelere taksimi ve toplanması,
  • yine ayrıca sürsat ve beldar vergisi, arpa baha vergisi, ağnam rüsûmu gibi vergilerin tahsil edilmesi,
  • çarşı ve pazarda satılan malların fiyatının belirlenmesinde katkısı olmaktadır ve fahiş fiyata satılmasını engeller,
  • işletilmesi gereken toprak ve arazilerin timar tevcihi,
  • tedavülde bulunan paraların kur ayarının takibi ve bunda olabilecek yolsuzlukları engelleme gibi mâlî alanda daha pek çok sayabileceğimiz hususta direk olarak yada asıl ilgili olan yöneticiyle münasebet içinde bunlara benzer görev ve sorumlulukları olmuştur.
  • Kadıların maaşı, kazandıkları para ve haraçlar:
  • Maaşlar-Haraçlar
  • Kadıların maaşları rütbelerine ve görev yaptıkları yerlere göre değişiklik arz ediyordu.
  • Kasaba kadılıkları, sınıflarına göre 45 akçe ile 150 akçe arasında gündelikleri farklılık gösteren kadılar tarafından idare ediliyorlardı. Sancak ve eyalet merkezi olan şehirlerdeki kadılıklar ise mevleviyet sureti ile tevcih ediliyordu.
  • Mevleviyet de iki çeşit olup,  300 akçeli sancak ve bazı eyalet merkezleri, 500 akçeli önemli vilayetlerin kadılıkları idi.
  • Kadılar yevmiyelerinin haricinde kurulan her mahkemede taraflardan ve devlete toplanan vergilerden 
  • kâtibiyye, 
  • muhzıriyye, 
  • harc-ı mahkeme, 
  • harc-ı bâb, 
  • hüddâmiye,
  • çukadara
  • hizmet adı altında, sicillerde de pek çok geçtiği gibi ücretler tahsis etmişlerdir.
  • Bu toplanan paralar mahkemede vazife yapan kâtip, muhzır, çukadar, hademe gibi görevlilere maaş olarak veriliyordu. 
  • Kadıların tayini ve kadılık dereceleri:
  • Kadılıkta Dereceler-Tayinler:
  • Osmanlıda kadıların tahsiline ve yetiştirilmesine çok büyük önem verilmiştir. Tahsilsiz Sadrazam dahi olunabilir fakat en küçük kazaya kadı olunamazdı.
  • Osmanlı Devletinde (Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’de) kadılar, medresenin yüksek derecelerinden Medresetül-Kuzât‘tan mezun olmaları şarttı.
  • Medresetü’l-Kuzât’tan mezun olan kadı adayı, kazasker divanında bir nevi staj görür ancak akabinde kadı olarak tayin edilirdi. İsteyenler ise bir müddet müderrislikleri sırasında derecelerine göre kadılığa getirilirdi.
  • Kadı tayini 14. ve 15. yy Divân-ı Hümâyûn toplantılarında Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin arzı ve padişahın onayı ile olurdu.
  • Bu şekil Fatih devrinden itibaren özellikle divan toplantılarında vezir-i azamın başkanlığında toplanmaya başlanmasından sonra değişmiştir ve kadı, kazaskerlerin teklifi ile vezir-i a’zam tarafından tayin edilmeye başlanmıştır.

 

  • Dereceleri itibarıyla kadıların sınıflandırılması:

Kadılar önce “Mevleviyet” denilen büyük kadılıklar ve kaza kadılıkları olmak üzere iki gruba ayrılırdı.

  • Mevleviyet Kadıları, büyük ve mühim eyaletlere, vilayetlere ve bazı sancaklara tayin edilirdi. Aldıkları maaş itibarı ile mevleviyet kadıları iki kısma ayrılıyordu.


Birincisi; üçyüz akçe yevmiyeli mevleviyet kadıları. Bunlara “Devriye Mevalisi” de denirdi ve mevleviyetlerin en düşük derecesindendi.

İkincisi; yevmiyesi daha yüksek olan mevleviyet kadıları idi ve en yüksek derecesi beş yüz akçe yevmiyeli mevleviyet makamıydı.

Mevleviyetlerin kendi aralarındaki sıralamaları:

1- Rumeli Kazaskerliği: Mevleviyet kadılıklarının en yüksek derecesi idi.

2-Anadolu Kazaskerliği

3- İstanbul Kadılığı: Kendisine “İstanbul Mollası” da denirdi. Taht Kadılıklarının en yükseği idi. Bazen Divân toplantılarına da katılırdı.

4- Harameyn Mevleviyeti: Mekke ve Medine kadılığı demekti.

5- Bilad-i Hamse Mevleviyeti: Edirne, Bursa, Şam, Mısır Filibe mevleviyet kadılıklarıdır.

6- Mahreç Mevleviyeti: Kandiye, Halep, Eyüp, Selanik, Yenişehir, Galata, Sofya, Trabzon, Girit kadılıklarıdır.

7. Devriye Mevleviyetidir: Bağdat, Antep, Bosna, Erzurum, Maraşs Trablusgarb, Beyrut, Diyarbakır, Rusçuk, Adana, Çankırı, Van kadılıkları.

8- Paye-i Mücerrede Sahipleri İzmir ve Edirne kadılıkları.

  • Kaza kadılıklarına: Kaza kadılıklarının en yüksek derecesine Sitte veya Eşref-i Kuzât veya yüz elli akçeli kadılık denirdi.

 

  • Kaza kadılıklar iki gruba ayrılıyordu.


a- Rumeli Kaza Kadılıkları: Cinad, Eğri, İnebahtı, Salise, Saniye, Rabia, Hamise, Karibi, A’la, Sitte-Mısır.

b- Anadolu Kaza Kadılıkları: Tasia, Samine, Sabia, Sadise, Hamise, Rabia, Salise, Saniye, Musul ve Sitte-Mısır.

  • Bunların dışında fevkalâde hallerde memleketin asayişini temin için toprak kadıları adıyla seyyar kadılar, dava ve şikâyetleri dinlemek üzere merkezden görevlendirilen Mahayif Müfettişleri de mevcuttu.
  • Kadılık yapma süresi, Kadı olma süresi, kadıların görev süresi:
  • Kadılık müddeti devirlere göre 18 aydan 3 seneye kadar değişmiştir.
  • Sürelerini dolduran kadılar ma’zul olarak bir üst dereceye yükselmek için sıra beklerlerdi. Bu müddet zarfında İstanbul’a gelirler ve kazasker dairesine devam edip, tecrübe kazanır, sırası gelince derecesine uygun tayin olunurdu.
  • Şayet bir kadılığa birden fazla aday çıkarsa imtihan yapılır ve en ehil olan tercih edilirdi.

 

  • Kadı olmak için gereken şartlar, Kadılık için gerekenler:
  • Kadılıkta Aranan Şartlar:
    • Kadı’nın tam ehliyetli olması yani akıl sağlığının yerinde olması şarttır.
    • Kadı’nın Müslüman olması şarttır. Zira kadılık şer’î hükümleri icra eder.
    • Kadıların, fıkha hakim ve içtihad melekesine sahip olmaları, erkek olmaları, fasık, günahkâr olmaması şartları da vardır. 
    • Kadı’nın, medresenin yüksek derecelerinden mezun olmasıda gerekir.
    • 1893′ten sonra Medresetü’l-Kuzât’tan mezun olma şartı getirilmiştir.
  • Özetlemek gerekirse:
  •  Kâdı olacak kimsede aranan şartlar fıkıh kitaplarında bildirilmiş olup, Mecelle’nin 1792-1793 ve 1794. maddelerinde açıklanmıştır.
  • Buna göre kâdı olmak için; hür, Müslüman, akıllı ve bâliğ olmalı, dînî meselelere ve muhâkeme usûllerine vâkıf olarak yeterli bilgiye sâhip, anlayışı kuvvetli, doğruluktan ayrılmayan güvenilir, vakarlı ve temkinli, sağlam, dayanıklı olmalıdır.
  • Ayrıca hâkim (kâdı), iyiyi kötüden ayırabilecek temyiz kudretine sâhib olmalı, küçük, deli ve bunak, kör ve sağır olmamalıdır. Kazâ yâni hâdise ilmine hakkıyla vâkıf olmalıydılar. 
  • Kadılık Ne zaman kaldırıldı? Kadılığın kaldırılma süreci:
  • Osmanlı Devleti’nde kadılık 1839 Gülhane Fermanı’nın kabulu ile gözle görülür bir şekilde tarih sahnesinde yerini nizami mahkemelere bırakmaya başlamış ve sonunda 1924 yılında kabul edilen 169 sayılı Mehakimi Şer’iyenin İlgasına ve Mehakim Teşkilatına Ait Kanun ile tamamen kaldırılmıştır.

Soru sormak için giriş yapın veya Siteye kayıt olun

Memur Alımları, İlanlar, Haberler ve duyurular