Kohlberg Ahlak Gelişimi Kuramı

  • Kohlberg Ahlak Gelişimi Kuramı
 
  • Lawrence Kohlberg25 Ekim 1927 doğumlu, Amerikalı psikolog ve akademisyendir. Harvard ve Chicago Üniversitelerinde profesörlük yapmıştır. Ahlak Eğitimi, Nedenleri ve Gelişimi üzerine yaptığı çalışmalar ile dünyaca tanınmıştır. 59 yaşında, 19 Ocak 1987 tarihinde intihar etmiştir.
  • Kohlberg Ahlak Gelişimi konusu Piaget’in Ahlak Gelişimi ile bağıntılı bir konudur. Kohlberg Ahlak Gelişimi; Eğitim Bilimleri, Gelişim Psikolojisi ve kpss konuları içinde mühim bir yere ve öneme sahiptir. 
Kohlberg Ahlak Gelişimi Kuramı
  • Kohlberg Ahlak Gelişimi
  • Kohlberg Ahlak Gelişimi, Piaget’in ahlak kuramına aslında yeniden anlam verilmesidir. Kohlberg, bu kurama dayalı olarak kendi kuramını geliştirmiştir.
  • Kohlberg, Piaget’in ahlak kuramındaki temel doğrulara bağlı kalmış ancak, ahlaki ikilem barındıran bir takım hikayeler kullanmıştır. Bu hikayelerde, bireyin davranışları “doğru – yanlış” cevaplarıyla ilişkilendirilir.
  • Fakat Kohlberg ahlak gelişimi kuramını “doğru – yanlış” cevaplarına göre değil, bu cevaplara yapılan açıklamalarla ortaya çıkarmaktadır.
  • Kohlberg’in görüşüne göre ahlaki evreler düzenli bir sıra izlemektedirler. Bir sonraki evreye sadece bir önceki evre sindirilince geçilebilinmektedir.
  • Evreler arasında ardışıklık bulunmaktadır ve asla geriye dönülemez!
  • Her basamak kendinden sonraki basamağın ön koşulunu oluşturmaktadır. Her birey farklı evrelerde sonlanabilir.
  • Dolayısıyla toplumsal ahlak ikinci plandadır. Bireysel ahlak ön plandadır.
  • Bilişsel gelişim, ahlaki gelişim için ön koşuldur fakat yeterli değildir. Ahlaki gelişim için empati şarttır.
  • Bu şart Ceza ve İtaat Eğiliminden sonra geçerlidir.
  • Kohlberg, insanların altı yargı aşaması geçirdiğini söylemiştir ve bunları üç düzey içerisinde açıklamıştır. Bunlar genel hatlarıyla;
  • 1. Gelenek Öncesi Düzey
  • Ceza ve İtaat Eğilimi
  • Saf Çıkarcılık (Araçsal İlişkiler Eğilimi)
  • 2. Geleneksel Düzey
  • İyi Çocuk Eğilimi (Kişilerarası Uyum)
  • Kanun ve Düzen Eğilimi
  • 3. Gelenek Sonrası Düzey
  • Toplumsal Sözleşme Eğilimi
  • Evrensel Ahlak İlkeleri Eğilimi
  • Kohlberg’e göre üst düzey ahlaka ulaşabilmenin yolu üst düzel bilişsel gelişime, yani soyut düşünebilmeye ihtiyaçtır. Ancak bunun tersi mümkün değildir. Şöyle ki; üst düzey ahlaka sahip bireyler kesinlikle soyut düşünmektedirler, fakat her soyut düşünen üst düzey ahlaka sahip olmayabilir.
  • Gelenek Öncesi Düzey
  • Lawrence Kohlberg’e göre gelenek öncesi düzeyde, ihtiyaç karşılanırken otoriteye itaat ve çıkarlar göz önünde tutulmaktadır. Davranışın fiziksel etkileri önemlidir ve ego baskındır.
  • İtaat ve Ceza Dönemi: Davranış akabinde yalnızca doğru ve yanlışa bakılır. Doğru ve yanlışı belirleyen ödül ve cezadır. Otorite varsa kural vardır. Birey bu aşamada dürtüsel hareket etmektedir ve kurallar tamamen dışsaldır.
  • Davranışın yapılıp yapılmaması, otoriterin varlık, yokluk durumuna göre değişkenlik göstermektedir.
  • Bireyi cezadan kaçıran tüm davranışlar doğrudur.
  • Örnekler:
  • Odasında televizyon izleyen Ahmet, annesinin geldiğini duyunca çabucak çalışma masanın başına oturmuş ve ders çalışmaya başlamıştır.
  • Kırmızı ışıkta karşıya geçen yayaya sorulmuş:  “Burada bir trafik polisi olsaydı, yine kırmızı ışıkta geçer miydiniz?” “Hayır” cevabı alınmıştır.
  • Çocuklar Mustafa Dede’nin bahçesinden kiraz çalmaya, sadece Mustafa Dede evde yokken gitmektedirler.
  • Saf Çıkarcı Dönem (Araçsal İlişkiler Eğilimi): İhtiyaç karşılandığı sürece kurallara uyulur. Birey için her şey karşılıklıdır. Doğru olan, diğer insanların ihtiyaçlarını da dikkate alan somut ve pragmatik bir alışveriştir.
  • Bireyin kendisi yine birinci plandadır. Ancak, ilk kez kendisi dışındaki diğer insanların da bazı ihtiyaçları olduğunu anlar.
  • Bu eğilimde olanlar, çıkarlarına göre davranmaktadırlar. Dolayısıyla burada doğru davranış biçimi, bireyin gereksinimlerini tatmin eden davranıştır.
  • Gör beni göreyim seni, kısasa kısas gibi deyimler, “Kan verin, bir gün sizin de ihtiyacınız olabilir” gibi sloganlar saf çıkarcı eğilime uygun davranışlar olarak gösterilebilir. Örneğin Şener Şen’in Neşeli Günler filmindeki Ziya karakteri saf çıkarcı eğiliminde olabilir.
  • Örnekler:
  • Borçlarından kurtulmak için adam öldüren Cenk, bu cinayeti gören kişiyi de öldürür.
  • Önceki yıllarda mal bildirimi yapmayanların hapis cezası aldığını bilen ve mal bildirimi yapmayı unutacağından korkan Osman, bu cezanın artık yürürlükte olmamasıyla birlikte mal bildirimi yapmanın önemli olmadığını düşünür.
  • Arkadaşlarıyla yemeğe giderken normalde en az parayı vermeye çalışan Ayşe, arkadaşlarından birinin parasının çıkışmadığını anlayınca herkesin yemek parasını eşit şekilde bölüşerek ödemesini ister.
  • Geleneksel Düzey
  • Birey kişi sayısını biraz daha genişletecektir ve bu dönemle birlikte birey, ilk kez kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atacaktır. Empati yeteneğiyle birlikte birey artık kendini başkalarının yerine koyabilmektedir.
  • Geleneksel düzeyde grubun beklentileri bireyin kendi beklentileri kadar değerlidir. Grupsal bir bencillik anlayışı vardır. Kendi bulunduğu grup, diğer gruplardan üstün tutulmalıdır.
  • Kabul görme anlayışı vardır. Geleneksel düzey için anahtar kelimemiz budur.
  • İyi Çocuk Eğilimi (Kişilerarası Uyum): Çevresindeki insanların ihtiyaçları ve beklentilerine, kendine biçilen role göre davranır. Grubuna karşı düşünceli ve özverilidir. Bu süreçte artık birey, olayları çevresindeki kişilerin gözleriyle görmeye başlar, yani empati kurar.
  • İyi davranış demek başkalarını mutlu etmek demektir.
  • Örnekler:
  • Saffet, takdir almak için ders çalışan bir çocuktur.
  • Kazım, otobüste “eğer kalkmazsam beni ayıplarlar” endişesiyle bir teyzeye yer vermektedir.
  • Annesine kavga etmeyeceğine söz veren Orkun’un yolu tinerciler tarafından kesilir ve onlar tarafından dövülür. Kolu yaralanan Orkun olayda hiçbir suçu olmamasına rağmen annesine yolda düştüğünü söyler.
  • Kanun ve Düzen Eğilimi (Toplumsal Uyum): Değer yargıları, kurallar toplum düzeni için olmazsa olmaz olarak görülmektedir. Dolayısıyla kanunların, yönetmeliklerin değiştirilmesine, ihlaline karşı çıkarlar. Kanun ve düzen eğiliminde genel anlamda yasaların, kanunun üstünlüğü esastır.
  • Doğru davranış kanunlar içinde değerlendirilir, kanunlar tartışılmadan, sorgulanmadan uygulanır.
  • Örnekler
  • Pelin, denizde dubaları geçip açılan arkadaşlarının tüm ısrarına rağmen, ‘Dubaları Geçmek Yasaktır’ tabelasından ötürü açılmamıştır.
  • Derya, etrafta hiç polis olmadığı halde yol bomboşken karşıdan karşıya geçmek için yeşil ışığın yanmasını beklemektedir.
  • Sigara içmenin yasak olduğu bir alanda sigara içenleri gören Mazhar, sigara içenleri ilgili görevliye hemen şikayet etmiştir.
  • Uyarı
  • Geleneksel  düzeyin 3. evresi olan İyi Çocuk Eğilimi ile 4. evresi olan Kanun ve Düzen Eğilimi arasındaki farka dikkat edilmelidir. 3. evrede bireyin tanıdığı ve bildiği daha yakın kişilerle olan ilişkilerine bakılırken 4. evrede tanımadığı ancak toplumun oluşturduğunu bildiği kişiler referans olarak alınmaktadır.
  • Gelenek Sonrası Düzey (İlkeli Ahlak)
  • Kohlberg ahlak gelişimi konusunda gelenek sonrası düzeyde (ilkeli ahlak düzeyinde) artık çıkarcılık tamamen bitmiştir. Bağımsız değerler sistemi oluşmuştur. Gelenek sonrası düzeyde yer alan bireyler, mevcut otoriteden bağımsız olarak toplumsal düzeni, yasaları, kanunları artık sorgulayabilmektedir.
  • Bu düzeydeki bireyler kuralları reddetmezler, aksine savunurlar fakat bu kurallar ilk etapta sorgulanır ve değerlendirilir.
  • Kohlberg, Piaget’in her bireyin soyut işlemler dönemine çıkamayacağı bilgisine paralel olarak, insanların çoğunun geleneksel düzeyden ahlaki yargılarda bulunduklarını, gelenek sonrası düzeye çok az  insanın çıkabileceğini belirtmişlerdir.
  • Yalnızca üst kimliğe sahip bireyler üst düzey ahlaka ulaşabilmektedirler. (James Marcia)
  • Toplumsal Sözleşme Eğilimi: Toplumun üzerinde anlaştığı konular korunmalıdır. Ancak ihtiyacı karşılamayan düzenler toplum yararına değiştirilebilir.
  • Kanunların toplumun ihtiyacına göre değişitirilebilmesi özelliği, kanun ve düzen eğiliminden farkını gösterir.
  • Örnek
  • Atanamayan öğretmenler bakanlık önünde atama sayılarına ilişkin karara karşı protesto yürüyüşüne katılmıştır. ( Bu örnekte karara karşı çıkanlar toplumsal sözleşme eğilimindedirler. Kanun ve düzen eğiliminde olan bir birey ise bu protestoya katılmayı reddetmektedir.)
  • Evrensel Ahlak İlkeleri Eğilimi: Sistem ve kurallardan daha çok insan hakları, özgürlük, adalet, demokrasi gibi ilkeler öne sürülmektedir. Fayda tüm insanlık içindir. Etik ilkeler göz önünde bulundurulur ve ahlak üstü bir anlayış oluşur. Evrensel ahlak düzeyi, bireyin ahlak ilkelerini kendinin seçip oluşturduğu, ahlak gelişiminin son aşamasıdır.
  • Evrensel ahlak ilkesine ulaşan bireyler ideallerine sıkı sıkıya bağlıdır fakat aynı zamanda bunları sorgulamaya da açıktır.
  • Örnek
  • Umut, denizde boğulmak üzere olan birini, yüzme bilmemesine rağmen canını riske atarak kurtarmaya çalışmaktadır.
  • Kohlberg’e Yapılan Eleştiriler
  • Kohlberg’e diğer bazı düşünürler ve ahlak kuramları savunucuları tarafından bazı eleştiriler yapılmıştır.
  • Bunları sıralamak gerekirse:
  • Kohlberg sadece ahlaki düşünce üzerinde yoğunlaşmıştır. Davranışa yansıyıp yansımaması üzerinde durmamıştır.
  • Sadece adalet üzerinde durmuştur. Kuramında Adalet = Ahlak anlayışı vardır.
  • Cinsiyet ve kültürel farklılıklar göz ardı edilmiştir.

Soru sormak için giriş yapın veya Siteye kayıt olun

Memur Alımları, İlanlar, Haberler ve duyurular