İngilizce notları : Cause and Effect

  • İngilizce notları : Cause and Effect Kullanımı
  • İlköğretim, lise ve sonrası için, causatives (ettirgen yapılar) konusunun devamını kapsayan, cause and effect; make (sebep olmak), bring about kullanımı, cause kullanımı, result in kullanımı, lead to kullanımı ve make someone do something (birisini bir şey yapmak için zorlama), let someone do something (birisine bir şey yapması için izin verme), get someone to do something (birisini bi şey yapması için ikna etme) ile ilgili bilgiler ve kullanımları, örnekler.
 
  • A. Make 
  • Sebep olmak anlamında iki türlü kullanımı vardır:
  • 1- make + nesne + sıfat
  • - Birthdays parties make me happy. (Yaşgünü partileri mutlu olmamı sağlar.) 
  • - That horror film made my little sister frightened. (Korku filmi küçük kardeşimi korkuttu.)
  • 2- make + nesne + fiil
  • - Creditscards make people buy a lot of things. (Kredi kartı insanlara birçok şey aldırır.)
  • - Listen.This joke will make you laugh. (Dinle bak. Bu fıkra seni güldürecek.)
  • Cümlenin öznesi bir kişi ise çoğunlukla zorlamak anlamında kullanılır.
  • - My father made me clean the car yesterday. (Babam dün bana arabayı temizletti.)
 
  • İngilizce notları, cause and effect kullanımı

    İngilizce notları, cause and effect kullanımı

  • B. Diğer İfadeler ve Kullanımları
  • 1- bring about
  • - Eating too much usually brings about fatness. (Çok fazla yemek genellikle şişmanlık getirir.)
  • 2- cause
  • - Loud music can cause headache. (Yüksek sesli müzik başağrısına sebep olur.)
  • - Having a creditcard causes my father to spend more money. (Kredi kartları babama daha çok para harcattırır.)
  • 3- result in
  • - Watching too much TV results in eye problems. (Çok fazla televizyon seyretmek göz problemlerine sebep olur.)
  • 4- lead to
  • - Laziness leads to poverty. (Tembellik yoksulluğa sebep olur.)
 
  • C. Make, Let and Get kullanımı
  • 1- make someone do something: Birisini bir şey yapmak için zorlamak.
  • - My father makes me wash his car sometimes. I hate it. (Babam bazen bana arabasını yıkatır. Bundan nefret ediyorum.) 
  • 2- let someone do something: Birisine bir şey yapması için izin vermek.
  • - My fahter lets me drive his car. Thanks Dad! (Babam arabasını kullanmama izin verir. Teşekkürler baba.)
  • 3- get someone to do something: Birisini bir şey yapması için ikna etmek.
  • - My father got me to see the dentist. It was a good idea. (Babam dişçiye gitmemi sağladı.)

Soru sormak için giriş yapın veya Siteye kayıt olun

Memur Alımları, İlanlar, Haberler ve duyurular