Başka bir ülkeye asker göndermeye (tezkere) aşağıdakilerden hangisi karar verir?

  • A-Başbakan
  • B-Bakanlar Kurulu
  • C-TBMM
  • D-Cumhurbaşkanı
  • E-MGK

 

3 Cevap

sigma12 kullanıcısının profil resmi 20/02/2014
Herkese Açık Konu
Doğru cevap C şıkkı
#2

kpssdelisi kullanıcısının profil resmi KPSS Delisi 20/02/2014
Herkese Açık Konu
TBMM alır. TBMM’ce alınan bazı tezkere kararları aşağıdaki gibidir. TBMM’de 1950′den 2011 yılına kadar 30 tezkere kararı alındı ANKA TBMM Genel Kurulu’nda 1950’den bu yana yurt dışına asker göndermek için 30 kez izin alındı. Meclis, bugüne kadar Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesi konusunda çeşitli taleplere sahne oldu. TBMM, 1950 yılından sonra ilk kez, Kore’ye Türk askerinin gönderilmesi için dönemin hükümetine izin verdi. TBMM, tarihinde ilk kez 6 Aralık 1950 tarihli birleşiminde, “dünya barışını kurmak, korumak ve insanlığın emniyet ve huzurunun sağlanması amacıyla Türk askerinin BM orduları saflarına katılması” yönündeki Başbakanlık Tezkeresi’ni kabul etti. -KIBRIS- Meclis, Kıbrıs’a asker gönderilmesi konusunda çeşitli tarihlerde 3 kez izin verdi. Bu konudaki ilk tezkere, 16 Mart 1964 tarihini taşıyor. 1961 Anayasasının 66. maddesine dayandırılan bu karar, “16 Ağustos 1960 tarihinde, Lefkoşa’da Türkiye, Yunanistan, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmalar uyarınca Kıbrıs’a Türk Silahlı Kuvvetlerinin gönderilmesine izin verilmesini” içeriyordu. TBMM, 17 Kasım 1967’de, “Hükümete verilen yetkinin kullanılmasından doğacak inkişaf ve ihtilatlar karşısında; lüzum, hudut, şümulü Hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine” izin verdi. Kıbrıs konusundaki 3. tezkere ise 20 Temmuz 1974 tarihinde kabul edildi. Dış siyasi olayların ortaya çıkardığı ağır şartlar sonunda ve TBMM’nin 1964 ve 1967 yıllarında verilen izinlerine dayanarak Kıbrıs’a yapılan indirme ve çıkarma harekatının ortaya çıkaracağı durum karşısında gerekliliği, sınırı ve miktarı Hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine izin verilirken, aynı günkü birleşimde “TBMM’nin kahraman ve şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerine güven, dilek ve takdirleri” de iletildi. -KÖRFEZ KRİZİ- Irak’ın Kuveyt’i işgaliyle başlayan Körfez Krizi sürecinde de TBMM’den 3 tezkere çıktı. Körfez Krizi sürecinde, ABD ve müttefiklerinin Irak’a yönelik askeri harekatı aşamasında Türkiye’de çok uluslu bir gücün konuşlandırılması gündeme geldi. Hükümet, “Ülkemize bir tecavüz vuku halinde derhal mukabele edilmesi maksadına münhasır olarak” Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi veya yabancı silahlı kuvvetler mensuplarının Türkiye’de bulunması konularında TBMM’den izin istedi. Bu izin, 12 Ağustos 1990 tarihinde hükümete verildi. Önceleri “Çekiç Güç” olarak adlandırılan, daha sonra sadece hava gücüyle sınırlı olan “Kuzeyden Keşif Harekatı”, bu izin kapsamında Türkiye’ye konuşlandırıldı. TBMM, yine aynı kapsamda 5 Eylül 1990 ve 17 Ocak 1991 tarihlerinde BM Güvenlik Konseyi kararını desteklemek ve Türkiye’nin muhtemel tehlikelere karşı güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresince ve sonrasında olabilecek gelişmeler ışığında Türkiye’nin çıkarlarını korumak amacıyla Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verdi. -BOSNA-HERSEK’TEN AFGANİSTAN’A- Türk askeri, Körfez Krizi sonrasında dünyanın farklı köşelerindeki savaş ortamlarında görev aldı. Bu amaçla TBMM’den alınan izin sonrasında Türk askeri Bosna-Hersek’ten Afganistan’a kadar geniş bir coğrafyada görev yaptı. Hükümetler, 8 Aralık 1992’de iki ayrı tezkereyle Somali ve Bosna-Hersek’e, 20 Şubat 1997’de İsrail-Filistin çatışmalarının yaşandığı El Halil’e, 10 Nisan 1997 ve 23 Temmuz 1998’de Arnavutluk’a, 8 Ekim 1998’de Kosova’ya, 10 Ekim 2001’de Afganistan’a asker göndermek için TBMM’den izin aldı. -IRAK VE 1 MART TEZKERESİ- ABD’nin Irak’a yönelik operasyonuyla ilgili olarak 4 Başbakanlık Tezkeresi, 2003’te TBMM’ye sunulurken, bunlardan Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı ülke askerlerinin Türkiye’ye gelmesini içeren tezkere, yoğun tartışmaların ardından 1 Martta kapalı oturumda görüşüldü. Irak Savaşı nedeniyle “TSK’nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması için Hükümet’e yetki verilmesine” ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulu’nda 1 Mart 2003’te “katılanların salt çoğunluğuna ulaşılmaması” nedeniyle kabul edilmedi. Bu oylamaya 533 milletvekili katılmış, 264 kabul, 250 ret, 19 çekimser oy kullanılmıştı. Türkiye’deki askeri üs ve tesisler ile limanlarda gerekli yenileştirme, geliştirme, inşaat ve tevsi çalışmaları ile altyapı faaliyetlerinde bulunmak amacıyla ABD’li teknik ve askeri personelin 3 ay süreyle Türkiye’de bulunmasına izin verilmesine ilişkin karar 6 Şubat 2003 tarihinde TBMM’den çıktı. TBMM, 20 Mart 2003’te, TSK’nın Kuzey Irak’a gönderilmesine; bu kuvvetlerin belirlenecek esaslar çerçevesinde kullanılmasına ve muhtemel bir askeri harekat kapsamında yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasını kullanmalarına 6 ay süreyle izin verdi. Irak ile ilgili aynı dönemdeki diğer tezkere ise 7 Ekim 2003 tarihli oldu. Başbakanlık Tezkeresiyle, Hükümete, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, güvenlik ve istikrara katkı yapmak amacıyla Irak’a gönderilmesi, bu kuvvetlerin görev ye kullanılmasına ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması için 1 yıl süreyle izin verdi. -KONGO VE LÜBNAN- Kongo’daki seçimlerde güvenliği sağlayacak uluslararası güce, Türkiye’nin asker göndermesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, 27 Haziran 2006’da TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. TBMM’den, Lübnan’a asker gönderilmesine ilişkin karar 5 Eylül 2006 tarihinde çıktı. 29 Mayıs 2007 tarihli Lübnan’da BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamındaki Türk askerlerinin görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi ise TBMM’de kabul edildi. UNIFIL’deki Türk askerinin görev süresi 5 Eylül 2010 tarihi itibariyle 4. kez uzatıldı. -TERÖRLE MÜCADELEDE YETKİ- TBMM’nin 17 Ekim 2007 tarihli kararıyla, TSK unsurlarının, terör örgütü PKK’nın yuvalandığı kuzey bölgesi ile mücavir alanlara gönderilmesi konusunda hükümete yetki verildi. Bu yetki 2008, 2009 ve 2010 yıllarında olmak üzere bugüne kadar üç kez uzatıldı. -KORSANLIKLARLA MÜCADELE- Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görevlendirilmesi için 10 Şubat 2009 tarihli TBMM kararı alındı. “Korsanlık, deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle mücadele” amacıyla yürütülen uluslararası çabalara destek vermek amacıyla TSK unsurlarının gönderilmesine ilişkin bu yetki, 2010 yılında ve son olarak da 10 Şubat 2011 tarihinden geçerli olmak üzere bir yıl uzatıldı. -LİBYA İLE 31’NCİ TEZKERE DE MECLİS’TE- BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde, Libya’da istikrar ve güvenliğin yeniden tesisine yönelik uluslararası çabalara çok boyutlu katkıda bulunmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ilişkin tezkere, Türk askerinin uluslararası alanda görev yapmasına ilişkin 31. düzenleme olacak. Tezkerenin bugün TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi bekleniyor.   1 Mart tezkeresi, Irak krizi konusunda hükümet tarafından 25 Şubat 2003′de TBMM’ye sunulan ve tam adı “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması için Hükümet’e yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi” olan tezkere. Suriye tezkeresi TBMM'de kabul edildi Suriye tezkeresi,TBMM Genel Kurulu’nda, Suriye‘ye ilişkin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve buna imkan sağlayan gerekli düzenlemelerin Hükümet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için hükümete verilen yetkinin süresinin bir yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Genel Kurul’da kabul edilen tezkerede, Suriye’deki ihtilafın, bölgesel ve uluslararası barış, güvenlik ve istikrara yönelik giderek artan bir tehdit oluşturduğu belirtildi. Türkiye’nin bu tehdidi her geçen gün daha fazla ve yakından hissettiği ifade edilen tezkerede, şunlar kaydedildi: “Nitekim, bugüne kadar Suriye kaynaklı saldırılarda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 71′e ulaşmıştır. Ülkemize yönelik göç baskısının boyutları giderek artmaktadır. Halihazırda Suriye halkıyla mevcut kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyelilerin sayısı 500 bini aşmaktadır. Suriye içinde yerlerinden edilmiş kişilerin sayısının ise 5 milyona yaklaştığı hesap edilmektedir. Rejimin izlediği şiddet ve zulüm politikaları çerçevesinde her an sınırlarımıza yönelik ve ülkemiz üzerinde baskı oluşturacak daha büyük bir kitlesel göç hareketiyle karşı karşıya kalınması muhtemeldir. Suriye kaynaklı kitlesel göç hareketi de muhtemel sonuçları itibarıyla ülkemiz yönünden dolaylı bir tehdit oluşturmaktadır. Rejim, uluslararası hukuku hiçe sayarak halka yönelik balistik füzeler dahil, ağır silahlar ve ayrım gözetmeksizin havadan yaptığı bombardımanlara ilaveten, kimyasal silah da kullanmaya başlamış; son olarak 21 Ağustos 2013 günü Şam’da kimyasal silahlarla yaptığı saldırıda önemli bir çoğunluğunu çocukların oluşturduğu 1400′ü aşkın Suriye vatandaşı hayatını kaybetmiştir. Bu saldın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olup, bu husus 16 Eylül 2013 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan ’21 Ağustos 2013 tarihinde Şam’ın Gota Bölgesi’nde Kimyasal Silah Kullanımı İddialarına İlişkin Rapor’da da teyit edilmiştir. Suriye rejiminin kimyasal silah da dahil uluslararası hukuk (1925 tarihli Boğucu, Zehirleyici ve Benzer Gazların ve Bakteriyolojik Araçların Savaşta Kullanımının Yasaklanmasına İlişkin Protokol) tarafından yasaklanmış silahları kullanması, başta ülkemiz olmak üzere Suriye’nin komşularına yönelik yakın ve ciddi tehdidi de azami düzeye çıkarmıştır. Suriye’deki gelişmelerin seyri, bu tarz silahların kullanılmasının engellenmesi ve caydırılmasının sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınmasını, ulusal güvenlik çıkarlarımız açısından zaruret arz eden seviyeye ulaştırmıştır. Gelişmeler Suriye rejiminin uluslararası normlara aykırı her türlü yöntemi ve silahı kullanabileceği noktaya vardığını göstermektedir. Türkiye, rejimin yapabileceği her türlü saldırıdan ve Suriye’deki belirsizlik ve kaos ortamından en çok etkilenecek ülke konumundadır. Nitekim, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 27 Eylül 2013 tarihinde kabul ettiği 2118 sayılı Karar da Suriye’de kullanılan kimyasal silahların uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğunu teyit etmiştir. Yukarıda belirtilen tüm gelişmeler, ulusal güvenliğimize yönelik Suriye kaynaklı açık ve yakın tehdit oluşturan her türlü eyleme karşı, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız doğrultusunda gereken tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu mülahazalarla; ülkemizin muhtemel tehlikelere karşı güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresince ve sonrasında hasıl olabilecek gelişmeler istikametinde Türkiye’nin yüksek menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, hadiselerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükümet’çe takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve buna imkan sağlayan gerekli düzenlemelerin Hükümet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için 4 Ekim 2012 tarihli ve 1025 sayılı TBMM Kararıyla Hükümete verilen izin süresinin 4 Ekim 2013 tarihinden itibaren bir yıl süreyle uzatılmasını Anayasanın 92. maddesi uyarınca arz ederim.”

AA  
#3

Memur Alımları, İlanlar, Haberler ve duyurular

Soru sormak için giriş yapın veya Siteye kayıt olun