10 Kasım Atatürk’ün Ölüm Günü

  • 10 Kasım Atatürk’ün Ölüm Günü:
  • Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm günü, 1937 yılına gelindiğinde sağlığı bozulmaya başlayan Atatürk’ün yaklaşık bir yıl kadar devam eden hastalığı sonrasında 10 Kasım 1938’de ölümüdür.
  • Atatürk’e Siroz teşhisi konulması
  • Mustafa Kemal Atatürk, 1938 yılında iştahsızlık ve halsizlik başlamıştı ve vücudunun pek çok yerinde kaşıntılar meydana geliyor, yaşadığı burun kanamaları güçlükle önleniyordu.
  • Bu kaşıntıların Çankaya Köşkü’ndeki karıncalardan meydana geldiği öne sürüldü ve köşk ilaçlamaya alınmıştır. Atatürk de özel bir kür tedavisi için Yalova Termal’e gönderildi.
  • Termal Otel’de, 22 Ocak 1938 günü Atatürk’ü muayene eden Dr. Nihat Reşat Belger, karaciğer rahatsızlığından kuşkulandı ve Atatürk’e siroz teşhisi koydu. Doktor Belger’in mutlak surette perhiz yapmasını tavsiye ettiği Atatürk, Termal Otel’deki tedavisine bir süre daha devam etti, ancak doktorların bütün itirazlarına rağmen 1 Şubat 1938‘de tedaviyi yarıda bırakarak Bursa’ya hareket etti.
  • Atatürk’ün Doktor kontrolleri
  • Atatürk’ün sağlık durumunun ciddiye gitmesi hükümeti de telaşlandırdı ve dönemin Başbakanı Celâl Bayar, Avrupa’dan iki hekim getirilmesini önerdi. Atatürk o günlerdeki Hatay Sorunu yüzünden hastalığının dışarıda duyulmasının iyi olmayacağını düşündüğünü belirterek bunu reddetti ancak Türk doktorların kapsamlı bir muayene yapmasını kabul etti.
  • 6 Mart 1938 günü beş doktor Çankaya Köşkü’nde Atatürk’e bir konsültasyon yaptılar ve siroz hastalığı teşhisini yinelediler. 
  • Bu muayeneden bir süre sonra Başbakan Celâl Bayar’ın tavsiyesi üzerine Paris Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Noel Fissenger Ankara’ya davet edildi. Fissenger Atatürk’ü muayene etti ve diğer doktorların teşhis ve tavsiyeleriyle örtüşen bir tanı-tedavi ortaya koydu.

atatürkün ölüm günü cumhuriyet gazetesi

  • Atatürk’ün Son kez Ankaralıların karşısına çıkışı
  • 19 Mayıs 1938’de Ankara Stadyumu’nda Yugoslavya Savunma Bakanı Orgeneral Ljubomir Marić‘i kabul ederken. Atatürk’ün rahatsızlığı ve özellikle Avrupa’dan doktor getirtilmesi, dünyada geniş yankı buldu.
  • Ölmek üzere olduğu ve siyasi mirasını kime bırakacağı yönündeki haberler üzerine Atatürk tüm dünyaya sağlıklı olduğunu göstermek isteyerek 19 Mayıs 1938 günü (Samsun’a çıkışının 19. yıldönümünde) Ankara Stadyumu’nda halkın karşısına çıktı.
  • Bu, Ankaralıların karşısına son kez çıkışı oldu. Kutlamalar çok parlak geçti, o günün anısına Ankara Stadyumu’nun adı 19 Mayıs Stadyumu olarak değiştirildi

 

  • Atatürk’ün Hatay gezisi ve İstanbul’a geçiş
  • Atatürk aynı gün törenden sonra, Hatay Sorunu ile ilgili olarak Mersin’e hareket etti ve daha sonra Adana’ya geçti. Yapılan askeri geçit törenleri ile ordunun başında olduğunu gösterdi.
  • Bu törenler işe yaradı, dış basında çıkan hastalık ve “ölüyor” tarzı haberler kesildi. Ancak bu seyahat Atatürk’ün hastalığını iyiden iyiye artırmıştı.
  • Atatürk 26 Mayıs 1938 günü son defa Ankara’dan ayrıldı, İstanbul’a hareket etti. İstanbul’da 1 Haziran 1938’de Savarona Yatı’na geçti ve 25 Temmuz 1938’e kadar orada kaldı. Yaz sıcakları üzerine tekrar Dolmabahçe Sarayı’na döndü.
  • Atatürk’ün Vasiyeti
  • 5 Eylül 1938 günü Atatürk vasiyetini yazdı ve bütün malvarlığını belirli şartlarla, genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ne bıraktı. Kız kardeşine, manevi çocuklarına ve İsmet İnönü’nün çocuklarına para yardımı yapılmasını belirtti. Ayrıca Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na da belirli miktarlarda yardım yapılmasını istedi. 6 Eylül 1938’de Fransız doktor Fissenger üçüncü defa İstanbul’a geldi.
  • Atatürk’ün karnında biriken su iyice artmıştı. O gün Atatürk’ün karnından tam altı litre su alındı. Fakat buna karşılık Atatürk’ü daha da rahatlatmak için on iki litre su alındığı söylendi.
  • 18 Eylül 1938’de Başbakan Celâl Bayar, Dolmabahçe Sarayı’na geldi ve dört yıllık ekonomik plan dosyasını sundu.
  • Atatürk, ülke ekonomisi için çok önem taşıyan projelerin gerçekleştirilmesi için Türkiye’nin önünde en fazla üç yıl olduğunu, bir dünya savaşı çıkacağını ve bir an önce bu projelerin hayata geçirilmesini istedi
  • Atatürk’ün Son günleri
  • Ölüm anında yanında bulunanlardan naklen;
  • Falih Rıfkı Atay: “”Atatürk bir defa üç gün süren bir komaya girdi. Kendine geldiği vakit, uyumuş olduğunu söylediler. Pek inanmamış, fakat ne olduğunu da anlamamıştı. (…)
  • Fakat ikinci ve son komadan uyanamadı. Kıvranmalar, çırpınmalar içinde yanıyordu. Kendini kaybetmeden son sözü:
  • “Saat kaç?” olmuştu.””
  • Cemal Kutay: “”Anlamı olan SON sözü ‘saat kaç’ idi. Koma içinde manası anlaşılamayan ve devamlı olarak tekrarladığı sözü: ‘Aman dil… Aman dil…’di. Rahat konuşamadığını mı anlatmak istıyordu, yoksa şuur altı yerleşmiş ‘dil konusu’ mu bilinmez…””
  • Ruşen Eşref Ünaydın: (Dr. ile mülâkatı) ” “hayata gözlerini yumarken Saat kaç?’ dedikten sonra sık sık ‘Aman dil! Aman dil!’ sözlerini tekrarlamıştır.””
  • 9 Kasım günü ve gecesi bu ağır koma devam etti. Atatürk, 10 Kasım 1938 perşembe sabahı saat 9’u 5 geçe, İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybetti
  • Cenaze töreni
  • Atatürk’ün naaşı 16 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı tören salonunda katafalka konuldu. Cenaze namazı 19 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı’nda kıldırıldı.
  • Cenaze aynı gün Yavuz Zırhlısı ile İzmit’e oradan da aynı günün akşamı 20.30’da Ankara’ya götürüldü. Ertesi gün (20 Kasım 1938) Ankara’da başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere devlet erkanı tarafından karşılanan cenaze TBMM önünde hazırlanan katafalka konuldu. 21 Kasım 1938 günü yabancı devletlerden gelenlerin de katıldığı bir cenaze töreni ile Ankara Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine (katafalka) konuldu ve orada 4 ay katafalkta kaldı.  
  • Aynı günün akşamı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Atatürk üzerine bir radyo konuşması yaptı. (21 Kasım 1938) Atatürkün naaşı Etnografya müzesinde 4 ay katafalkta kaldıktan sonra, 31 Mart 1939’da muvakkat kabire konuldu.
  • Anıtkabir’e nakli
  • Atatürk’ün anıt mezarı Anıtkabir’in yapımına 9 Ekim 1944 yılında başlandı ve 1 Eylül 1953 yılında tamamlandı. Ölümünden 15 yıl sonra 10 Kasım 1953’te Atatürk’ün cenazesi Ankara Etnografya Müzesi’nden alınarak Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayarın katıldığı bir törenle Anıtkabir’e getirildi.
  • Orada konuşmasını yaptıktan sonra Mehmetçiklerin elleriyle ebedi istirahatgahına indirildi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.